Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25208 E. 2012/26031 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25208
KARAR NO : 2012/26031
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 22.03.2002-19.11.2007 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın işverence feshedildiğini, işe iade davası açtıklarını, davanın kabulüne karar verildiğini, işverenin müvekkilini işe almadığını, hak ettiği tazminatlarını da ödemediğin … sürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 02.03.2010 tarihli dilekçesi ile talebini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, davacının tazminatlara hak kazanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, kesinleşen işe iade davasına göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmamasına bağlı olarak ihbar ve kıdem tazminatı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur.
İşveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları ödenmelidir.
İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Kanun’un 21/5. maddesine göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir.
Dosya içeriğinden, davacının davalıya ait işyerinde 22.03.2002-19.11.2007 tarihleri arasında brüt 825.00 TL ücretle, işçi olarak çalıştığı, Sakarya İş Mahkemesinin 2007/1206 esas sayılı dosyasında, davacının işe iade davası açtığı, mahkemece davanın kabulüne, feshe bağlı alacak ve tazminata hükmedildiği, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya 13.10.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacının işverenden işe iade talebinde bulunmadığı, feshin 19.11.2007 tarihi itibariyle kesinleştiği, davaya konu alacakların çalışma süresine dört ay eklenerek hesap edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının işe iade davası kesinleştikten ve kesinleşen karar davacıya tebliğ edildikten sonra on günlük kanuni süresi içinde işverenden işe iade talebinde bulunmadığı, buna göre feshin geçersiz fesih tarihi olan 19.11.2007 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmış olup, kıdem ve ihbar tazminatına esas alınan çalışma süresine dört aylık boşta geçen süre eklenmeden 22.03.2002-19.11.2007 tarihleri arasında geçen süre dikkate alınarak, 19.11.2007 tarihindeki ücret üzerinden dava konusu tazminatlar hesaplanmalıdır.
Öte yandan, kıdem tazminatına uygulanan faizin feshin kesinleştiği 19.11.2007 tarihinden itibaren yürütülmesi gerekirse de bu konuda davacı temyizi bulunmadığından verilecek kararda aynı tarih esas alınarak faiz uygulanması gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.