YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12718
KARAR NO : 2007/797
KARAR TARİHİ : 30.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya ait evi … komisyoncusu vasıtasıyla 01.08.2000 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, sözleşme haricinde kararlaştırılan aylık 950.000.000 TL kira bedelini en son Ağustos ayında ödeyip taşınmazı 31.08.2001 tarihinde tahliye ederek, anahtarı … komisyoncusuna verdiğini, davalının taşınmazı çok yüksek kira bedeli istemesi nedeniyle başkasına kiraya veremediğini, buna rağmen kendisi hakkında icra takibi yaptığını, kira borcu bulunmadığını, ayrıca sözleşmede kararlaştırılan aylık %50 faiz oranının yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş, akabinde icra dosyasına ödediği 18.851.000.000 TL’ nin istirdadını talep etmiştir.
Davalı, taşınmazı komisyoncunun aracılığı ve katkısı olmadan kendisinin davacıya kiraladığını, taşınmazı davacıdan teslim almadığını, emlakçının kendisini temsile yetkili olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, daha evvel davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, dairemizin 2004/14278 esas, 2005/5038 karar sayılı kararı ile kararda belirtildiği şekilde taraflar yararına bozulmasına karar verilmesi üzerine mahkemece bu kez davanın kısmen kabulü ile davacının icra takibi alacağından 3.932,91 YTL borçlu olmadığının tespitine,bu parayı davalıya ödediğinden istirdadına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı icra dosyasına ödemede bulununca 18.851.000.000 Tl’nin istirdadını talep etmiş mahkemece 3.932,91 YTl nin istirdadına karar verildiğine göre bu miktar dışındaki talep yönünden davanın reddedildiği açıktır. Bu durum da reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 1.611,80 YTL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece 1.119,30 YTL ücreti vekalete hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün 10. satırında, vekalet ücretine ilişkin bulunan (…1.119,30 lira ) söz ve rakamlarının karardan çıkarılarak yerine (…1.611,80 YTL) miktarın yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 30.1.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.