YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3918
KARAR NO : 2007/5217
KARAR TARİHİ : 12.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, su abonesi olan davalı Üniversitenin 22.12.2003 tarihi itibariyle oluşan 3.405.000.000 TL fatura bedeli borcu ile birikmiş 11.876.800.000 TL gecikme cezası toplamı olan 15.281.800.000 TL yi ödemediğini ileri sürerek alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava açılmadan önce fatura bedeli borcun ödendiğini, katma bütçeli kamu kuruluşu oldukları için Maliye Bakanlığından ödenek geldikçe fatura miktarlarının ödendiğini, davacının bu hususu bildiğini, gecikme cezası istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu asıl alacak miktarı dava açıldıktan 1 gün sonra davalı tarafça ödenmiş olduğundan 3.405,00 YTL asıl alacağa dair talebin reddine, 11.876.800.000 TL gecikme cezasının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, fatura bedelini süresinden sonra ödeyen davalı hakkında 6183 sayılı yasada düzenlenen gecikme zammının uygulanarak tahsilini talep etmiş, mahkemece talep doğrultusunda karar verilmiştir. Ticari esaslara göre faaliyet gösteren davacı, davalı ile aralarında yazılı bir sözleşme olduğunu iddia etmiş ise de istenilmesine rağmen sözleşme ibraz edememiştir. O halde davacı, geciken ödemelerle ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsili Hakkındaki Kanunun 51. maddesi uyarınca ve bu yasada belirtilen oranlarda gecikme zammı talep edemez ise de, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davalının fatura bedellerini ödemede temerrüde düştüğünün anlaşılması halinde temerrüt tarihinden itibaren ancak yasal faiz isteyebilir. Mahkemece sözleşme ile kararlaştırıldığı ispatlanamayan gecikme zammı oranlarının uygulanarak belirlenen faiz alacağının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Öte yandan, Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, hükmedilen yargılama giderleri içersinde davacının başlangıçta yatırdığı 99,22 YTL peşin harç da bulunmaktadır. Davalı Üniversite, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 56. maddesinin (b) bendi yollaması ile 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde, mahkemece davacının başlangıçta yatırdığı peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken davalıya yüklenilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: 1 nolu bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün 2 ve 3 nolu bentler gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 12.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.