Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/16048 E. 2012/23891 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16048
KARAR NO : 2012/23891
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalı işyerinde 1985 yılından 30/12/2011 tarihine kadar çalışan davacının emekliliğe hak kazanmasına karşın emeklilik dilekçesi vermediği, emekliliğin gerçekleşmesindeki belirsizlik ve insan kaynakları planlama ve operasyonları açısından kaynak, zaman, iş gücü kaybına sebep olduğu aksamalara ve belirsizliklere … açtığı ve emekliliğe hak kazandığından bahisle iş sözleşmesinin feshedildiğini, davalı işyeri tarafından Türk Metal Sendikasına üye olan işçilerin iş sözleşmelerinin feshedildiğini, diğer sendikaya üye olan işçilerden de iş sözleşmeleri feshedilenlerin bulunduğunu bundan maksadın hukuka uygunluk yaratma çabası ve işyerindeki yetkili sendikanın belirlenme sürecine etki etme gayreti olduğunu, davalı işyerindeki yetkili sendikanın belirlenmesi için açılan davanın halen devam ettiğini, 30/12/2011 tarihinde yapılan yazılı fesih bildiriminin haklı veya geçerli nedenlere dayanmadığını, sendikal nedene dayandığını … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken sendikal tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin emekliliği hak etmesi nedeni ile feshedildiğini, davalı şirketçe 1995 yılından beri emekliliği dolan personelin iş sözleşmesine son verilmesinin yönetsel bir işyeri uygulaması olduğu, bu nedenle Toplu İş Sözleşmesine iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile işçi tarafından feshi halinde kıdem tazminatının yıllık 40 yevmiye üzerinden ödeneceği maddesinin konulduğunu, yıllardır emeklilik süresi dolan personelin bağlı müdürlüğünde ilan edilerek emeklilik dilekçelerini vermelerinin istendiğini, davacı kendi isteği ile emekli olmayacağını ifade ettiğinden şirket uygulaması kapsamında 29/12/2011 tarihinde iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, iki sendika ile ilgili davalı şirket işçileri arasında 2010 yılı Mayıs ayından itibaren yaşanan yetki sürecinin 03/09/2010 tarihi itibari ile son bulduğunu, yetki tespitine itiraz üzerine başlayan yargı sürecinin ise devam ettiğini, sendikal nedenle feshin söz konusu olmadığını, aynı durumda olan işçilerin iş sözleşmesinin ayrım yapılmaksızın feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin feshinin davalı işveren tarafından sendikal nedenlerle feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, fesih sebebine ve davacının kıdemine göre işe başlatmama tazminat miktarının 12 aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28. maddesinde sigortalıların taşımak zorunda oldukları özelliklerden söz edilerek yaşlılık aylığından yararlanabilmek için işçilerin çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunmaları gerektiği belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin gerekçesinde, bazı geçerli sebepleri örnek vermek suretiyle sayılırken emeklilikten de söz edilmiş ve emekliliğin işyerinden kaynaklanan sebeplerle yapılacak fesihlerde geçerli sebep olacağı belirtilmiştir. İşyerinde ekonomik, teknolojik, yeniden yapılanma gibi işletme içi veya işletme dışı nedenlerle meydana gelen bir işgücü fazlalığından dolayı işçi çıkarılması söz konusu olduğunda emekliliğe hak kazanmış olanların seçilmesi ve bu durumdaki işçilerin objektif ve genel bir uygulamaya tabi tutularak iş sözleşmelerinin feshinde “emeklilik hakkını kazanmış” olması geçerli bir sebep olarak kabul edilmektedir. Yargıtay’ın ve Dairemizin uygulaması, iş sözleşmesinde ya da Toplu İş Sözleşmesinde emekliliğe hak kazanmanın iş sözleşmesinin fesih sebebi olarak kararlaştırıldığı ve işverence bunun objektif ve genel olarak uygulanması halinde fesih için geçerli sebep kabul edileceği yönündedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı işveren tarafından 01/12/2011 tarihi itibariyle emekliliği hak etmiş bulunması, emekliliği hak etmesine rağmen talep dilekçesi vermemesi nedenlerini içerir yazılı fesih bildiriminin 30/12/2011 tarihinde yapıldığı, Türk Metal Sendikasının 27/01/2012 tarihli yazısında davacının halen Türk Metal Sendikası üyesi olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizce de, davalı işyerinde 2010 yılında Haziran ayından itibaren iş sözleşmeleri sona erdirilen sözkonusu işçilere ilişkin işe iade davaları sonucu temyiz incelemesi için gelen dosyalarda, feshin sendikal nedenle yapıldığı kabul edilmiştir.
Somut olayda, davalı tarafından davacının iş sözleşmesi emekliliğe hak kazanmış olması sebebiyle feshedilmiştir. Davalı işverenin bu tutumunun sendika üyesi olan çoğunluğu etkilediğine ve davalı işyerinde bir kısım işçilerin sendikal nedenle iş sözleşmelerinin feshedildiği 2010 yılı Haziran ayından davacının iş sözleşmesinin feshedildiği 2011 yılı Aralık ayına kadar geçen süreçte işverenin fesih hakkını sendikal hak ve özgürlüklerden yararlanmayı engellemek amacı ile kötüye kullandığına yönelik iddiayı doğrulayacak yeterli ve inandırıcı delilin ibraz edilmediği, emekliliği hak ettiğinden bahisle farklı sendikalara üye iş sözleşmeleri davalı işveren tarafından feshedilen işçilerin bulunduğu ve feshin sendikal nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Sendikal tazminatın hüküm altına alınabilmesi için, feshin sendikal nedene dayandığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanması zorunludur. Davacı tarafça, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği ispatlanamadığından işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Kanun’un 31. maddesine göre belirlenmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, emekliliğe hak kazananların işten çıkarıldığına ilişkin uygulamanın objektif ve genel olarak yapılıp yapılmadığı mahkemece araştırılmamıştır. Mahkemece, işyerinde emekliliğe hak kazananların iş sözleşmelerinin feshi yönünde objektif ve genel uygulama bulunup bulunmadığı araştırılmalı, gerekirse bilirkişi eşliğinde işyerinde keşif yapılarak ve işyeri kayıtları incelenerek tespit edilmeli; bundan sonra tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkeme kararının onanması gerekir. O nedenle sayın çoğunluğun mahkeme kararının bozulması görüşüne katılamıyorum.31.10.2012