Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/8278 E. 2008/15394 K. 23.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8278
KARAR NO : 2008/15394
KARAR TARİHİ : 23.12.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, … komisyoncusu olduğunu, davalılara ait taşınmazın satışına aracılık etmek için davalılar ile 11.03.2005 tarihinde “Satıcı Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeyi imzaladıklarını, taşınmazı 15.03.2005 tarihinde … ’a gösterdiklerini, davalıların bu taşınmazı 30.12.2005 tarihinde … ’un ortağı olduğu … Anonim Şirketine sattıklarını, komisyon ücretlerinin ödenmediğini, icra takibi başlattıklarını, davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile aralarında sözleşme düzenlediklerini ancak matbu sözleşmenin bazı maddelerini çizerek sözleşmeyi bir … süreli hale getirdiklerini, uzama veya sözleşme süresinden sonra satış halinde ücret ödenmeyeceğini kararlaştırdıklarını, davacı taşınmazı 15.03.2005 tarihinde göstermiş ise de, süreden sonra satışla ilgili hüküm sözleşmeden çıkarıldığından ve sözleşmede kararlaştırılan bedeli ve şartlarda satış yapılmadığından davacının ücrete hak kazanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir..
Mahkemece, davada dayanılan sözleşmenin B.K. 404 ve devamı maddelerine uygun olarak yapılmış bir sözleşme olduğu, satışın davacının çalışmaları ile gerçekleştiği, sözleşmede öngörülen sürenin tellalın çalışması için tespit edilen süre olduğu ve bu çalışma sonucunda satış gerçekleştiğinden davacının ücrete hak kazandığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava … komisyon sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı şirket ile davalılar vekili arasında 11.03.005 tarihinde Satıcı Sözleşmesi başlıklı komisyon sözleşmesi imzalandığı ve davacının bu taşınmazı alıcı şirket ortağına gösterdiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalılar sözleşmenin matbu bölümleri çizilerek bir … süreli hale getirildiğini, sonradan satış halinde ücret ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını ve taşınmazında sözleşmede kararlaştırılan şartlardan farklı şartlarla ve süre dolduktan sonra kendileri tarafından satıldığını savunmuşlardır. Taraflarca dosyaya ibraz edilen sözleşme örnekleri incelendiğinde; A)Satılık Emlakın Özellikleri bölümünün 8 maddesinde satış bedeli 8.500.000 Euro, 9.maddesinde ise “emlakın 12.04.2005 gününe kadar satılması için müşteri …’ın aracılığını kabul eder.” hükmü bulunmakta olup, ayrıca sözleşmenin C) Koşullar bölümünün birinci maddesi tamamen çizilerek yerine “… bu sözleşme 12/04/2005 mesai bitiminde hiçbir ihtara hacet kalmaksızın kendiliğinden münfesih olur.” denmekte, üçüncü maddede ise çizilen bölümler çıkarılınca “Sözleşme süresince söz konusu emlaka …’ca alıcı bulunmasına rağmen müşteri herhangi bir sebepten dolayı satışı engellerse, koşulları değiştirirse, … dışında her ne şekilde olursa olsun satışı gerçekleştirirse 120.000 Euro+KDV yi ödemeyi taahhüt eder.” hükmü bulunmaktadır. Bu hükümlere göre tarafların iradelerinin sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde satışın gerçekleşmesi halinde ücret ödemeyi öngördüğü şeklinde yorumlanmalıdır. Sözleşmenin çizilen bölümlerine davacının itirazı bulunmamaktadır. Özellikle üçüncü maddede çizilen bölümde; “sürenin bitiminden sonra dahi müşteri emlakı …’ın gösterdiği kişi veya kuruluşa satarsa …ödemeyi taahhüt eder.“ hükmü de sözleşmeden çıkarıldığına göre satışın süre içinde yapılması halinde ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını göstermektedir. Davalılara ait taşınmaz tapuda 30.12.2005 tarihinde yani sözleşmede kararlaştırılan süreden sonra satıldığına ve davalıların koşulları değiştirerek satışa engel olduğu da ispat edilemediğine göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.