Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23035 E. 2012/23287 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23035
KARAR NO : 2012/23287
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini ifade ederek işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında davacı vekili, davacının … A.Ş. binasında çalıştığını, … Dekoratif isimli işyerine bağlı ise de müvekkilinin bu durumu bilmediğini, her iki şirketin sicil kayıtlarının istenilmesi gerektiğini, iki şirketin aynı binada faaliyet gösterdiğini, hatta muhasebelerinin de aynı servisten idare edildiğini, kendilerine bir çalışma belgesi verilmediğini belirterek, her iki şirketten de işçinin işyeri dosyasının celbedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının … Dekoratif San. ve Tic. A.Ş.’de çalışmış olduğunu, davalı müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının istifa dilekçesi vererek iş sözleşmesini kendisinin sonlandırdığını, iş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanılamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının sürekli olarak davalı şirket bünyesinde cam işçisi olarak çalıştığı, davalının bir kısım işçilik haklarından kurtulmak amacıyla, evrak üzerinde, davacıyı … Dekoratif A.Ş. bünyesine kaydırdığı, ancak davacının fiilen davalı şirkette çalışmaya devam ettiği, işverenin davalı şirket olduğu, işçinin davalı tarafça da itiraza uğramayan davalı şirket temsilcisinin akrabası olan bölüm sorumlusu tarafından işyerinden ayrılmasının istendiği, akabinde iki gün süre ile de izinli sayıldığından bahisle işyerine alınmadığı ve 06/01/2011 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesine aykırı olarak fesih bildiriminde bulunmaksızın ve fesih sebebi gösterilmeksizin iş sözleşmesinin feshedildiği, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda, …K. kayıtlarına göre, 15/05/1998 tarihli işçi tarafından imzalanmış işe giriş bildirgesiyle davacının davalı … Sanayi ve A.Ş. ‘de işe başladığı, sigorta primlerinin 10/05/2010 tarihine kadar … sicil numaralı … A.Ş. unvanlı işyerince, 19/05/2010 tarihinden itibaren 06/01/2011 tarihine kadar ise, … sicil numaralı … Dekoratif A.Ş. tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır. Davanın niteliği gereği, fesih tarihinde her iki işyerinde çalışan işçi sayısının net olarak belirlenmesi gereklidir. Dosya arasında bu hususta belge bulunmadığından, mahkemece davalı şirket ile davacının çalışmasının göründüğü dava dışı şirketin fesih tarihindeki işçi sayısı ilgili şirketlere sorularak ve …K. prim bildirgeleri getirtilerek netleştirilmeli, sonucuna göre esasa girilerek bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.