YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4299
KARAR NO : 2007/8203
KARAR TARİHİ : 08.06.2007
… … … vekili avukat … … ile … Fotografçılık San. ve Tic. A.Ş vekili avukat … aralarındaki dava hakkında Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.6.2006 tarih ve 275-168 sayılı hükmün Dairenin 12.12.2006 tarih ve 12296-16226 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, 17.04.2003 tarihli vekaletname uyarınca davalıya vekillik ve danışmanlık hizmeti verdiğini, ücretlerinin ödenmediğini ve haksız olarak azledildiğini ileri sürerek 9.622.500.000 TL hukuki danışmanlık ücreti, 8.502.104.919 TL icra ve dava takipleri için avukatlık ücreti 7.880.000 TL masraflar, 1.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında hukuki danışmanlık ile ilgili sözleşme olmadığı gibi hizmet de verilmediğini, güven sarsıcı davranışlar nedeniyle takip ettiği dava ve icra takipleri nedeniyle haklı olarak azil edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce onanmış olup, davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava, avukatlık ücreti ve danışmanlık hizmeti ücretlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta açıklığa kavuşturulması gereken ilk husus, 14.4.2003 tarihli vekaletnameye istinaden davacının verdiği avukatlık hizmeti nedeniyle azlin haklı olup, olmadığı hususudur. Hemen belirtmek gerekir ki, B.K’nun 390/2 maddesi hükmüne göre, vekil müvekkile karşı vekaleti hüsnü surette ifa ile mükellef olduğu gibi, Avukatlık yasasının 34. maddesi uyarınca da avukat, yüklendiği görevi bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve … içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde davranmak zorundadır. Avukatlık hizmeti bir kamu hizmeti olup, avukat kendisi 2007/4299-8203
hakkındaki güvenin sarsılmasını gerektirecek, tutum ve davaranışlardan özenle kaçınmak zorundadır. Avukatlık hizmeti güvene dayalı olduğu için bu güveni sarsacak tutum ve davranışların bulunması ve bu sebeple azledilmesi halinde azlin haksız olduğundan söz edilemeyecektir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak, davacının vekil olarak hareket ettiği dava ve icra takipleri sırasında tebligat ücretlerinin 3.500.000 TL iken davalıya çıkarılan masraf listelerinde 400.000.000 TL olarak gösterildiği, verilen vekaletnamede davalı adına yatırılan paraları ahz ve kabza yetki verilmediği halde davacının yatırılan paraları tahsil ettiği, davalının yargı yerlerindeki işlerin takip ederken günlük yol masrafları ve dayanakların tüm gösterilemediği anlaşılmaktadır. Davacının bu tutum ve davranışları avukatın özen yükümlülüğüne uygun olmayan kusurlu davarınışlar olup, güvensizlik yaratacağının dolayısıyla azlin haklı olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan sonlandırılan işler için davanın kesinleştiği tarihteki müddeabitin değerine göre avukatlık ücreti belirlenmesi gerekirken, bu ilkeye uyulmamış olması da isabetsizdir.
Davacının danışmanlık hizmeti ile ilgili ücret istemine gelince, davacı bu talebine dayanak olarak davalının gönderdiği 17.11.2003 tarihli ihtarnameyi göstermiştir. Buna karşılık davalı, dava dışı … … Kiralama A.Ş’nin kardeş kuruluş olup, asıl danışmanlık sözleşmesinin davacı ile anılan bu şirket arasında olduğunu 17.11.2003 tarihli ihtarnamenin kardeş şirket adına hazırlanmışken maddi hata sonucu davalı ünvanının yazılarak gönderildiğini, davacının hiç bir danışmanlık hizmeti vermediğini savunmuştur. Öyle olunca davalı ile dava dışı … … A.Ş arasında organik ile bağ olup olmadığı, 17.11.2003 tarihli ihtarname de belirtildiği gibi … … Kiralama A.Ş’ne aynı şartlarda danışmanlık hizmeti verilip verilmediğinin, daha önemlisi, davacının davalıya böyle bir hizmet verdiyse buna ilişkin başkaca delillerinin sorularak değerlendirilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece , davacının avukatlık hizmeti verdiği dava ve işler yönünden yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde inceleme yapılarak, davacının sonlandırdığı ve hiç bir kusurunun bulunmadığı işler yönünden davanın kesinleştiği tarihteki müddeabihi dikkate alınarak Avukatlık Kanununun 164. maddesine göre isteyebileceği ücretin belirlenmesi, yukarıda belirtildiği şekilde güven sarsıcı tutum ve davranışlarının bulunduğu işler yönünden Avukatlık Yasasının 174. maddesi gereğince ücret isteyemeyeceğinin kabulü, danışmanlık hizmeti ile ilgili de yukarıda açıklandığı şekilde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca 2007/4299-8203
uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni ise de hükmün zuhulen onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından karar düzeltme itirazlarının kabulüne, Dairemizin onama kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin, 12.12.2006 gün ve 2006/12296-16226 sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 8.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.