YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7573
KARAR NO : 2010/10255
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalılardan Çamlıbel (Edaş) Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacılar ile davalı Çamlıbel EDAŞ Şirketinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların murisi sigortalı … ’ın öldüğü iş kazasında sigortalının % 25, davalı …’ın %15, asıl işveren … End. Ve Tic.Ltd.Şti.’nin % 25,alt işveren …’ın %35 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş … yararına 30.000,00 TL,çocuklar …,… ve … yararına ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eş … yararına 35.000,00 TL,çocuklar …,… ve … yararına ayrı ayrı 25.000,00’er TL’sına hükmedilmesi, ayrıca davacı eşin fazla maddi tazminat istemi, davacı tarafından önceden bilinmesi mümkün olmayan katsayı artışları sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerinin zararın bir kısmını karşılaması nedeniyle red olunduğundan davalılar yararına maddi tazminatın kısmen reddi nedeniyle avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerekirken avukatlık ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca karar bozulmamalı, kararın temyiz etmeyen davalı ….Şirketi yönünden kesinleştiğide gözetilerek, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Asıl ve birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile, davacı … için 43.736,54 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi, çocuklar …,… ve … yararına ayrı ayrı 25.000,00’er TL,anne … yararına 15.000,00 TL manevi tazminatın, davalı Çamlıbel EDAŞ’ın sorumluluğu eş … için 30.000,00 TL , çocuklar …,… ve … için ayrı ayrı 20.000,00’er TL,anne … için 15.000,00 TL ve bu miktara olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile sınırlı olmak üzere, 17.04.2004 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazla talebin REDDİNE,
2-Davacılar … ve …’nin maddi zararları SSK’ca karşılandığından bu davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.773,65 TL ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan eş … yararına 3.900,00 TL,çocuklar …,… ve … yararına ayrı ayrı 2.900,00’er TL,anne … yararına 1.800,00 TL avukatlık ücretinin, manevi tazminat yönünden davalı Çamlıbel EDAŞ’ın sorumluluğu eş … yararına 3.400,00 TL,çocuklar …,… ve … yararına ayrı ayrı 2.400,00’er TL,anne … yararına 1.800,00 TL ile sınırlı olmak üzere,davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılara verilmesine,red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan eş …’den 3.400,00 TL,çocuklar …,… ve …’tan ayrı ayrı 2.400,00’er TL,anne …’den 1.800,00 TL avukatlık ücretinin alınarak davalılara verilmesine, eş …’den 500,00 TL,çocuklar …,… ve …’tan ayrı ayrı 500,00’er TL alınarak davalı …. Şirketine verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 893,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 624,10 TL sinin, davalı Çamlıbel EDAŞ’ın sorumluluğu 553,00 TL ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Alınması gereken 9.111,77 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.263,40 TL harcın düşümüyle kalan 4.848,37 TL harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 4.263,40 TL nisbi harç ile 26,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.289,60 TL harç giderinin, davalı Çamlıbel EDAŞ’ın sorumluluğu 3.209,60 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 21.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.