YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9782
KARAR NO : 2010/10498
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren zorunlu tarım … sigortalısı olduğunun tespitine aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının teslim ettiği ürün bedelinden yapılan kesinti nedeniyle 01.10.1999 tarihinden 11.01.2010 tarihine kadar 2926 sayılı Yasaya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının, 01.10.1999-31.12.1999 ve 24.01.2001-11.01.2010 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Tarım … sigortalılığının sona ermesi durumunda yeniden başlatılabilmesi, yeni bir tescil işleminin bulunmasını veya bu tarihten sonra bir tevkifat yapılmış olmasını gerektirir.
Yapılan incelemede davacının Ziraat Odası kaydının 24.01.2001 tarihinden itibaren devam ettiği ve ilk prim kesintisinin 20.09.1999 tarihinde yapıldığı, sonraki kesintilerinin de 15.01.2002 tarihinden itibaren başladığı ve devam ettiği görülmektedir.
Mahkemece ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi izleyen aybaşı olan 01.10.1999 tarihinden o yılın sonu olan 31.12.1999 tarihine kadar olan dönem yönünden verilen tesbit kararı yerinde ise de, bu tarihten sonraki sonraki ilk prim kesintisinin yapıldığı tarih olan 15.01.2002 tarihini izleyen aybaşı olan 01.02.2002 tarihinden itibaren tesbite karar vermek gerekirken prim kesintisinin bulunmadığı dönemi kapsayacak şekilde ziraat odası kaydını esas alarak 24.01.2001 tarihinden itibaren tesbite karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci satırında yer alan “Davanın kabulü ile” sözcükleri silinerek yerine “Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile” sözcüklerinin yazılmasına, hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “24.01.2001 tarihinden11.01.2010 tarihine kadar” rakam ve sözcükleri silinerek yerine “01.02.2002 tarihinden 11.01.2010 tarihine kadar” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 5.bendinin silinerek yerine; “Davacı tarafından yapılan toplam 114,65 TL yargılama giderinden takdiren 100,00 TL’sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hüküm fıkrasına 4. bentten sonra gelmek üzere “ Davanın kısmen reddi nedeniyle 1.000,00TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalı Kuruma verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 26.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.