YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3537
KARAR NO : 2007/8249
KARAR TARİHİ : 11.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl alacak ve munzam zarar yönünden ıslah talebinin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalı tarafından düzenlenen ihaleyi kazandığını, 15.4.2005 tarihli sözleşmede kararlaştırılan tıbbi malzemeleri davalıya teslim ettiğini, ancak davalının şartnamede belirtilen süre içinde bedeli ödememesi nedeniyle finansman sıkıntısı yaşadıklarını, bankalardan yeni kredi kullanarak eski krediyi kapattıklarını, 607.581,00 YTL’lik borcun halen ödenmediğini, temerrit faizi ile karşılanamayacak munzam zararının bulunduğunu ileri sürerek alacağın temerrüt faizi ve munzam zararının karşılığında fazlasını saklı tutarak 10.000,00 YTL’nin tahsilini istemiş, 4.7.2006 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 55.822,45 YTL’nin ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, alacağı 3.sahsa temlik eden davacının sıfatının bulunmadığını, bir kısım ödemelerin yapıldığını, davacının alacak yada munzam zarar talep edemiyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının faiz alacağına ilişkin talebini ıslah ettiği için, asıl alacağın tamamının ödendiği tarihe kadar hesaplanan faiz alacağına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle alınan bilirkişi raporu benimsenerek, asıl alacak yönünden dava kanusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, munzam zararla ilgili talebin reddine, ıslah talebinde dikkate alınarak 55.822,15 YTL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2007/3537-8249
2-Davacı bu davada, davalının şartname hükümlerine aykırı davranarak, tıbbi malzeme bedelini geç ödemesinden kaynaklanan munzam zararı ile, asıl alacağın tahsilini isteyerek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000,00 YTL’nin ödetilmesini talep etmiş, ancak bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, davacının alacağını geç almaktan kaynaklanan temerrüt faizinin munzan zararı aştığının bildirilmesi üzerine asıl alacak da yargılama aşamasında tamamen ödendiği için 55.822,15 YTL faiz alacağının ödetilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 13/2 ve 36/4.maddelerinde davacı yüklenicinin yazılı talebi üzerine 75 gün içinde malzeme bedelinin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki bu kararlaştırma uyarınca davacının yazılı talebinden 75 gün sonra davalı mütemerrit duruma düşmektedir. Davacı 26.7.2005 tarihli davalıya hitaben yazdığı yazıda bedelin ödenmesini talep etmiş olup, davalı sözleşme hükümleri uyarınca ancak bu yazılı talep üzerine 75 gün sonra temerrüde düşmüştür. Davalının, davacının 26.7.2005 tarihli yazısına ve içeriğine itiraz etmemesi sonuca etkili değildir. Bu itibarla davacının 26.7.2005 tarihli yazısına davalıya tebliğinden itibaren 75 gün sonra temerrüde düştüğü ve davacının ancak bu tarihten (temerrit tarihinden) sonra temerrüt faizi isteyebiliceğinin kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, öncelikle davacının 26.7.2005 tarihli yazısının davalıya hangi tarihte tebliğ edeldiği araştırılmalı, bu yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren 75 gün sonra davalının temerride düştüğü kabul edilmeli, bilirkişiden bu hususlar nazara alınarak davacının talep edebileceği faiz alacağı miktarının ne miktar olduğu hususunda ek rapor alınmalı ve böylece hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu hususları gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 11.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.