YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6028
KARAR NO : 2007/10874
KARAR TARİHİ : 20.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklamaı dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili olarak … 4. İcra Müdürlüğünün 1999/371 ve birleşen 1999/3766 sayılı icra takip dosyalarını takip ettiğini, yazılı sözleşme yapmadıklarını, görevini gereği gibi yerine getirdiği halde davalının kendisinden muvafakat almadığı halde başka avukatlara vekaletname vererek icra dosyasına ibraz ettirdiğini, Avukatlık Yasası gereği başka avukata vekalet verilmesine rızası olmadığını bir ihtarla davalıya bildirdiğini, bu halde vekalet ücretinin tümünün ödenmesinin gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.089 dolar ücret alacağının tahsil tarihindeki kur üzerinden ödenmesine karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talep miktarına 13.740,00 YTL daha eklemiştir.
Davalı, davacının vekil olarak takip ettiği dosyaları incelediğinde davacının yeterli özeni göstermediği, dosyaları takipsiz bıraktığı kanaatine vardığını, davacıyı sırf kırılmasın diye azletmediğini, neye göre ücret istediğinin belli olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 16.089 dolarlık vekalet ücreti alacağının fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, ayrıca 13.740,40 YTL vekalet ücreti alacağının da dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 16.089 doların tahsilini istemiş, yargılama aşamasında 22.8.2006 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile talebini 13.074,40 YTL daha arttırmıştır. Davacı ıslah ettiği miktar için ıslah tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü kanıtlayamadığına göre, kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 437/8 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “hüküm” başlıklı kısmının 1 nolu bendinin ikinci paragrafının 1. satırının sonunda yazılı “dava” kelimesinin karardan çıkartılarak yerine “ıslah tarihi olan 22.8.2006”” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün açıklanan şekilde düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 20.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.