Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/2739 E. 2007/9893 K. 09.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2739
KARAR NO : 2007/9893
KARAR TARİHİ : 09.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 9.7.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı, 21.7.2003 tarihli sözleşme ile teslimini yükümlendiği tıbbi malzemeleri 5.12.2003 tarihli fatura karşılığı teslim ettiği halde, bedelinin ödenmediğinden alacağının tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile bu davayı açmıştır. Teslim edilen malzemeden dolayı, sözleşme gereğince yasal kesintiler 2007/2739-9893
yapıldıktan sonra 217.287.840.000 YTL asıl alacak bulunduğu hususu taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacı, sözleşmede kararlaştırılan vadede borcun ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine … 1. İcra Müdürlüğünün 2004/7204 esas sayılı dosyası ve 6.4.2004 günlü takip talebiyle, faturaya dayalı olarak, 218.677.747.500 TL asıl alacak, 9.330.250.560 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 228.007.998.060 TL üzerinden icra takibi başlatmış, davalının 5.5.2004 tarihinde asıl alacak miktarı olarak ihtilafsız hale gelen 217.287.840.000 TL’yi davalının banka hesabına yatırdığı ve yasal süresi içinde borcun geri kalan kısmına, faiz oran, süre ve miktarına itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının kabul ettiği asıl borcu ödemede davalının temerrüde düşüp düşmediği, düşmüş ise temerrüt tarihinin ne olduğu ve yapılan ödemenin borçtan mahsubuna ilişkindir.
Somut olayda, öncelikle davalının temerrüde düştüğü tarihin saptanması gerekir. Taraflar arasındaki mal alım ihalelerine ait tip sözleşmenin ödeme koşulları ve zamanı başlıklı 13/2. maddesinde; “ödemeler muayene ve kabul komisyonunun olumlu raporuna istinaden hastanenin mali durumuna ve yapılacak sıraya göre yapılır.” hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm alacağın istenebilir hale geleceği yani muaccel olacağı tarihi açıklamakta olup yasanın aradığı anlamda kesin bir vadeyi ihtiva etmemektedir. B.K.’nun 101. maddesi borcun ifa edileceği gün taraflarca tayin edilmemiş ise, muaccel bir borcun borçlusunun ancak alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağını öngörmüştür. Dosyada takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtara rastlanmamıştır. Davacı tarafından icra takibinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden, davacı icra takibinden önceki dönem için birikmiş faiz isteyemeyecek, ancak icra takip tarihinden yapılan ödeme tarihine kadarki süre için yasal faiz isteyebilecektir. Öyle olunca 6.4.2004 icra takip tarihinden, asıl alacak miktarının ödendiği 5.5.2004 tarihleri arasındaki dönem için faiz yürütülmesini mümkün kılacak şekilde hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Bu nedenle … çoğunluğun aksi yönde oluşan kararın onanması görüşüne katılamıyorum.