Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/97 E. 2007/5344 K. 16.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/97
KARAR NO : 2007/5344
KARAR TARİHİ : 16.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının murisinden 2.4.1985 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile taşınmaz satın alıp bedeli olan 3.000.000 TL’nı ödediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiş, taşınmazların kamulaştırılması üzerine 22.12.2000 tarihi itibariyle talebini bedele dönüştürmüştür.
Davalı, taşınmazların murisi babası adına kayıtlı olduğunu, iştirak halinde mülkiyet olduğu için satışın geçersiz bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
379.267.075.000 TL’nın davalıdan tahsiline dair 7.5.2004 tarihli kararın davalı temyizi sonucu dairemizce davalı yararına bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda mahkemece taşınmazların kamulaştırılma tarihindeki değeri olan 137.915.30 YTL’nin 18.6.1998 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına, davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemenin 7.5.2004 tarihli ilk kararında 379.267.075.000 TL’nın bedele dönüştürme tarihi olan 22.12.2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm davalı temyizi üzerine dairemizce bozulmuştur. Bu itibarla faizin başlangıcına dair 22.12.2000 tarih davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Sonraki hükümde davalı lehine oluşan bu usulü kazanılmış hakkın bertaraf edilmesi olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek faizin başlangıç tarihinin 22.12.2000 tarihi yerine 18.6.1998 tarihi olarak tesbit edilmiş olması usül ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Davacı, dava açarken taşınmazların tescilini talep etmiş, yargılama aşamasında taşınmazların kamulaştırılması üzerinede 22.12.2000 tarihli dilekçe ile davayı bedele dönüştürmüş, bilirkişilerin 22.4.2004 tarihli raporu üzerinede harcını yatırmak suretiyle 379.267.075.000 TL talep etmiştir. Davacının bu talebinin ıslah niteliğinde olduğu mahkemeninde kabulünde olup, davanın konusunun artık 379.267.075.000 TL olduğunda duraksama bulunmamalıdır. Mahkemece 137.915.300.000 TL’na hükmedildiğine göre reddedilen kısım üzerinden kendisini yargılamada vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi keza yargılama harç ve giderlerininde davanın kabul ve reddedilen bölümleri nazara alınarak taraflar arasında paylaştırılması gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönüde gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 500.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.