YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6158
KARAR NO : 2007/11093
KARAR TARİHİ : 26.09.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,davalıların murisi … ile aralarında düzenlenen 11.7.1998 tarihli sözleşme ile murisin yükleniciliğini üstlendiği ,3 parselde kayıtlı inşaattan B bloktan bir daireyi satın aldığını,satış bedelini ödediğini ,murisin 36 ayda inşaatı tamamlayarak daireyi teslim etmeyi,teslim edemediği takdirde ise,gecikme halinde ayda 400 DM kira karşılığı tazminat ödemeyi,ödediği daire bedelinin ödeme tarihindeki USD karşılığını senelik %12 den hesaplanacak faizi ile ayrıca 10.000 USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, yüklenicinin 2.8.1999 tarihinde vefat ettiğini,bu nedenle inşaatın tamamlanmasının fiilen ve hukuken imkansız hale geldiğini,sözleşmeden … alacağının tahsili için giriştiği icra takibinde diğer dava dışı mirasçılardan … ve … ‘nin miras payları oranında borcu kabul ettiklerini,davalıların ise takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek ,davalıların miras paylarına göre borçlu oldukları 3900 USD “ın takip tarihindeki TL karşılığı 2641,51 YTL için takibin iptali ile ,%40 icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılar,davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen ve karar davacının temyizi üzerine Dairemizin 16.12.2004 tarih, 2004/9826 esas ve 2004/18467 karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki 11.7.1998 tarihli daire satımı ile ilgili harici sözleşmenin, davalının arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı insaat sözleşmesi ile bina inşa eden yüklenici durumunda olduğundan geçerli olduğundan tarafları bağlayacağını,ne varki yapılması düşünülen binanın sit alanında kaldığından ortaya çıkan ifa olanaksızlığı nedeniyle sözleşme geçersiz hale geldiğinden ,geçersiz sözleşmelere dayanılarak davacının kira tazminatı ve cezai şart talabinin kabulüne hukuki olanak olmadığını,ancak sözleşmede satış bedeli olarak ödenen paranın davacıya iadesi için yapılan kararlaştırmanın geçerli olduğunu ,satış bedeli olarak ödenen 3250,00 YTL ‘nin bilirkişi raporu ile dolar karşılığının 12.121 USD olduğu,bu miktarın takip tarihine kadar yıllık %12 den faizinin 3837 USD olup toplamı 15598 Usd olduğu,murisin mirasçıları tarafından 9600 USD ödendiği taraflarında kabülünde olduğundan ,davacıya iade edilmesi gereken miktarın iade edilen dışında kalan miktardan davalıların miras paylarına düşen kısım belirlenerek ,buna ilişkin itirazın iptaline karar verilmesi gerekçeleriyle bozulmuştur.Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak dairemiz ilamında belirtilen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.Sözleşme gereğince davacının toplam 15598 USD alacaklı olduğu ,davacının tüm mirasçılardan 9600 USD tahsil ettiği davacı vekilinin 16.3.2003 tarihli celsedeki imzası ile tasdik ettiği beyanından anlaşılmaktadır.Her ne kadar mahkemece bakiye borç miktarı 6358 USD olmakla davalılar dışındaki mirasçıların icra takibine konu alacağı kabul etmeleri ve dava dışı mirasçılar hissesinin 6500 USD a tekbül ettiği ve bu durumda davalılardan tahsili gereken bir borç bulunmadığı sonucuna varılmış ise de dava dışı diğer mirasçıların hisseleri oranında borcu kabulü davalıların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Mahkemece bozma kararında da belirtildiği gibi davacıya iadesi gereken miktar hesaplanırken ,iade edilen dışında kalan miktardan davalıların miras paylarına düşen kısım belirlenerek,tahsilde tekerrür olmamak üzere sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken,yazılı gerekçelerle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına bozulmasına, 26.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.