YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13151
KARAR NO : 2007/1288
KARAR TARİHİ : 05.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 1.10.2002 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesinin yapıldığını, kiranın yıldan yıla uzadığını, önce şifahi olarak daha sonrada 9.7.2004 tarihli iadeli taahhütlü mektupla yazılı olarak taşınmazı tahliye edeceğini davalıya bildirdiğini, elektrik aboneliğinide 9.9.2004 tarihinde kapattırdığını, davalının mecurun anahtarını teslim almaması üzerine 22.10.2004 tarihinde Beyoğlu 35 noterliğine anahtarı teslim ederek davalıya da durumun tebliğ edildiğini bildirip, 1.10.2002 tarihli kira sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitiyle %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının sözleşmeye uygun olarak feshi ihbarda bulunmadığından kira sözleşmesinin 1.10.2004 tarihinde yenilenerek bir yıl daha uzadığı, davacı hakkında 415.000.000 Tl. Temmuz, 525.000.000’er lira Ağustos ve Eylül kiraları ödenmediğinden hakkında icra takibi de yapıldığını, halen dairenin boş olduğunu bildirip davanın reddini savunmuş, açtığı ve bu dosya ile birleştirilen davası ile de; kirasını eksik ödediği 2004 yılı Temmuz ile ödenmeyen Ağustos, Eylül ile yenilenen döneme ait ekim ayı kiraları ve muaccel olan diğer aylar kiralarının tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davacı hakkında açılan birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkeme menfi tespit davasına konu alacakla ilgili olan icra takibine vaki itirazın iptali davası açıldığı ve menfi
2006/13151
2007/1288
tespit davasına konu hususların bu davada savunma olarak inceleneceğinden hukuki yararı bulunmadığından asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulü ile 1.465.000.000 liralık kısma vaki itirazın iptaline, fala talebin reddine karar verilmiş: hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Asıl davada: davacı kiracı, kiralayan davalı ile aralarında mecurun tahliyesi hakkında ihtilaf çıkması üzerine, mecuru tahliye ettiğini ve kira borcu olmadığının tespiti talebiyle davasını açmıştır. Tahliye konusunda taraflar arasında ihtilaf çıktığı, dahası kiralayan tarafından davacı kiracı aleyhine kira paralarının tahsili talebiyle 19.10.2004 tarihinde icra takibine giriştiği ve bu takibe davacı kiracı tarafından itiraz edildiği tüm dosya kapsamı ile sabittir. Öyle olunca kiracının bu menfi tespit davasını açmakta hukuki menfaati vardır. Kiralayanın icra takibine vaki itirazın iptali için ayrı dava açması ve bu dosya ile birleştirilmesi, menfi tespit davasında ileri sürülen davacı iddialarının, itirazın iptali davasında savunma olarak kiracı tarafından ileri sürülüp incelenebilmesi, kiracı davacının bu menfi tespit davasını açmakta var olan hukuki menfaatini ortadan kaldırmaz. Zira her dava kendi şartları dahilinde incelenerek sonuçlandırılmalıdır. Bu nedenle asıl dava olan menfi tespit davası hakkında da işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir. Aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Birleşen davada; taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesinde kararlaştırılan 3 aylık feshi ihbar şartı, kira dönemi içerisinde erken tahliye hali için öngörülüş bir şart olup,yoksa, 6570 sayılı yasanın 11. maddesinde belirtilen ve kira dönemi bitmeden önce karşı tarafa ihbarı düzenleyen 15 günlük sürenin uzatılması ile ilgili değildir. Her ne kadar sözleşmede ihbarın noter vasıtası ile yapılması öngörülmüş ise de, bu hususun bir geçerlilik delil ispat şartı olduğu kabul edilmelidir. Öyle olunca, davacı-birleşen davanın davalısı tarafından gönderilen ve taşınmazı tahliye edeceği ihbarını içeren iadeli taahhütlü mektup birleşen davanın davacısı ile aynı adreste oturan ve annesi olan kişiye tebliğ edildiğine ve bileşen davanın davacısının temyiz dilekçesindeki beyanından bu irade bildiriminden haberdar olduğunun anlaşılmasına göre, taraflar arasındaki kira sözleşmesi yenilenmemiş ve 30.9.2004 tarihinde sona ermiştir.
Ne var ki, davacı-birleşen davanın davalısı kiracı anahtarı almakta kiralayanın temerrüde düştüğünü kanıtlayamadığından anahtarın 22.10.2004 tarihinde notere teslim edildiğinden, bu hususun kiralayana tebliğ edildiği 27.10.2004 tarihine kadar ki kiralardan kiracı olarak sorumludur. Bu nedenle Ekim ayından aylık 525 YTL kira üzerinden 27 günlük kira karşılığına da hükmedilmesi gerekir. Mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde kara verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereği tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereği asıl davanın davacı-birleşen davalı yararına, 3.bent gereği birleşen davanın davalı birleşen davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 5.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.