Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/11845 E. 2008/4064 K. 24.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11845
KARAR NO : 2008/4064
KARAR TARİHİ : 24.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki vekalet ücreti alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı avukatlar, davalının vekili olarak tazminat davası açıp takip ettiklerini, verilen kararı icraya koyup hukuki hizmet verdiklerini, düzenlenen 24.3.2001 tarihli vekalet ücreti sözleşmesine göre 6.245 YTL. vekalet ücretleri ile öngörülen 1.249 YTL. cezai şartın nin akdi faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçersiz olduğunu, ücret kısmının sonradan doldurulduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taleple bağlı kalınarak 5.845 YTL. vekalet ücreti ile 1.059 YTL. cezai şartın akdi faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı avukatlara verilen 26.11.1997 tarihli vekalet ile davalı adına 3.12.1997 tarihinde tazminat davası açıp sonuçlandırdıkları, hükmedilen tazminat tutarını 2.7.2001 tarihinde ilamlı icra ile talep ettikleri ve aralarında 24.3.2001 tarihinde ücret sözleşmesinin yapıldığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Sözleşmede işin konusunun 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1997/519 esas sayılı dosyası ile bu ilamın icrası olduğu açıklandıktan sonra, davada kazanılan miktarın % 10’nun avukatlık ücreti olarak ödeneceği, kazanılmadığında avukatlık asgari ücret tarifesinin geçerli olacağı, icra takibi için de … Barosu’nun Avukatlık Ücret tarifesi’ne göre ücret ödeneceği ayrıca karşı tarafa 2006/11845-2008/4064
yüklenecek olan icra-inkar tazminatı ve diğer tüm tazminatların da ücretten ayrı olarak avukata ait olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, tazminat davasına konu ilamdaki asıl alacak ve faiz tutarı üzerinden sözleşme gereğince % 10 ‘u ve takip tutarı üzerinden de sözleşme gereğince % 15 oranı üzerinden vekalet ücreti alacakları hesaplanmış ve bu ücret üzerinden de zamanında ödenmediğinden % 20 cezai tutar belirlenerek karar verilmiştir.
Avukatlık Kanununa 13.1.2004 tarihinde 5043 sayılı kanunla eklenen geçici 21. madde Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiğinden, taraflar arasında yapılan bu ücret sözleşmesinin geçerliliğinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre incelenip belirlenmesi gerekir. Söz konusu ücret sözleşmesinde, tahsil edilecek meblağın %10.u oranında ücret ödenmesinin, hatta hükmedilecek inkar tazminatı ile tüm tazminatların davacı avukatlara ait olacağının kararlaştırılması hasılı davaya iştirak niteliğindedir. Bu nedenle sözleşme tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanununun 163. ve 164. maddesi gereği geçersizdir. Bu itibarla davacılar ancak, Avukatlık Kanunu’nun bazı maddelerini değiştiren 4667 Sayılı Yasadan önceki 163/son maddesi uyarınca hukuki hizmetlerin yapıldığı tarihteki yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ücret isteyebilir.Mahkemece açıklanan şekilde inceleme yapılıp davacı avukatların talep edebileceği vekalet ücreti tutarının tespit edilmesi gerekirken yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.