YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1654
KARAR NO : 2007/5964
KARAR TARİHİ : 01.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı müteahitten bir trıbleks villa satın aldığını, karşılığında 87.000.000.000 TL ödediğini, davalının inşaatı bitirip binayı teslim etmediği gibi tapuda devrini de gerçekleştirmediğini, ödenen paranın tahsili amacıyla davalıya karşı takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aldığı paraya karşılık davacıya 97.000.000.000 TL’lık çek verdiğini, savunarak davanın reddine %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davalının aldığı parayı 97.000 YTL’lık çek ile ödediği gerekçe gösterilerek davanın reddine %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı davalı müteahitin (satıcı) davacıya (alıcı) ücret karşılığından konut amaçlı tıbleks villa sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. …’da ayrıca Tüketici Mahkemesi var ise veya Tüketici Mahkemesi olmadığı gibi tüketici davalarına bakmaya … Asliye Hukuk Mahkemesi de yetkili kılınmamışsa dava dilekçesinin görev yönünden reddi şayet ayrı bir Tüketici Mahkemesi bulunmayışından dolayı tüketici davalarına bakmaya … Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili kılınmışsa ara kararı verilerek davaya Tüketici Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: (1) nolu bentte gösterilen nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 1.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.