Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/5633 E. 2012/25633 K. 16.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5633
KARAR NO : 2012/25633
KARAR TARİHİ : 16.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, makine ressamı olarak 1.200,00 TL maaş ile çalıştığını, ücretleri ödenmediğinden iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini … sürerek ödenmeyen ücret alacağını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının lise mezunu olduğunu asgari ücret ile maaşların banka aracılığı ile ödendiğin ve davacının ücret alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının maaşlarını asgari ücrete denk gelen kısmının bankaya yatırılıp kalan kısmının elden nakit veya çek ile ödendiği davacının fark ücret alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … Havalandırma ve İnş. Tic. Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Kanun’un 32. maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan … miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Uzun süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir.
Somut olayda makine ressamı olarak çalışan davacının davalı tanığı ve meslek odası yazı cevabı üzerine 950,00 TL … ücret üzerinden bilirkişi raporu doğrultusunda bankaya yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra 6.942,00 TL ücret alacağı bulunduğu gerekçesi ile mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafından 07.10.2011 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ibraz edilen 18.08.2009, 04.08.2009, 09.12.2009 tarihli belgeler, banka çekleri davacının Eylül ayına ilişkin maaşını tam aldığı ve geçmiş dönemlere ilişkin alacağı bulunmadığını belirten 05.11.2009 tarihli belge mahkemece herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Davacıya yapıldığı belirtilen ödemelerde davacı isticvap edilerek belgelerdeki imzanın kendine ait olup olmadığı sorulmalı, ödemelerin mahiyeti, davacı tarafından alınıp alınmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenerek dava konusu ücret alacağından mahsup edilmesi gerekip gerekmediği tespit edilmeli, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınıp dosya içeriği ile birlikte değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.