Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/8109 E. 2008/15018 K. 18.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8109
KARAR NO : 2008/15018
KARAR TARİHİ : 18.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı ile 27.6.1990 tarihinde evlendiklerini, 30.9.1994 tarihli mahkeme kararı ile boşandıklarını, evli kaldıkları süre içinde edindikleri malvarlığının davalı adına tescil edildiğini bildirerek öncelikle ½ hissesinin adına tescilini, olmadığı takdirde şimdilik 20.000 YTL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne ilişkin karar, davalının temyizi üzerine yapılan temyiz incelenmesinde; “17.10.2002 tarihli ve 2002/9457-10759 esas ve karar sayılı ilamı ile taraflar arasında görülen zina davaları ve vazgeçilen yada reddedilen boşanma davaları olması nedeniyle,bu olayların ve davaların başladığı tarihten sonraki edinilen mallarda eşlerin birbirlerine maddi katkıda bulunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğundan,bu tarihe kadarki malvarlığının değerlendirmeye alınmasının gerektiği” gerekçesi ile bozulmuştur.Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 20.000 YTL katkı payının davalıdan tahsiline ,birleşen faiz alacağına ilişkin davanın reddine karar verilmiş ,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz talebinin incelenmesinde;Davacı 2.7.1999 tarihli dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak evlilikleri süresince edinilen ve davalı adına tescil edilen taşınmazların ½ hissesinin bedeli olarak 20.000 YTL nin tahsilini talep etmiştir.Mahkemece verilen ilk kararla davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmesi üzerine davacı faiz talep etmeyi unuttuğundan bahisle 19.2.2002 tarihinde açtığı takiple 2.7.1999 dava tarihinden takip tarihine kadar işleyen 30.833 YTL faiz alacağının tahsilini talep etmiştir.Davalının takibe itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında davanın reddine ilişkin karar dairenin 5.4.2004 tarihli ve 2004/1232-4742 esas ve karar numaralı ilamı ile asıl alacak tahsil edilmedikçe faizin her zaman istenebileceği, ancak asıl alacağa ilişkin davanın kesinleşmemesi nedeniyle miktarının belirlenemediğinden ve aralarındaki irtibat nedeniyle davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda katkı payının taleple bağlı kalınarak tahsiline karar verilmiş,faiz alacağına ilişkin davanın ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Davacı dava dilekçesinde alacağına faiz talebinde bulunmamış,davanın kabulünden sonra dava tarihinden takip tarihine kadar ki işleyen faiz alacağını icra takibi ile talep etmiştir.Faiz asıl alacağa bağlı feri haklardan olup dava dilekçesinde istenmediği halde davanın her aşamasında talep edilebilir yada ayrı bir dava konusu yapılabilir.Asıl alacak tahsil edilmedikçe faiz talebi her zaman mümkündür.Davacı faiz alacağını itirazın iptali davası ile ayrı bir dava ile talep konusu yaptığı ve eldeki dava dosyası ile birleştirilerek yargılamaya devam edildiğine göre,kabul edilen asıl alacak üzerinden ,dava tarihinden takip tarihine kadar işleyen yasal faizi hesaplanıp bulunacak miktarın da tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde faiz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacının ve davalının ortak temyiz itirazlarının incelenmesinde;Kararın bozulmasından önce taşınmazların dava tarihi itibarıyla değerlerinin hesaplanmasına ilişkin alınan 28.5.2001-4.5.2001 tarihli bilirkişi raporları ile,bozmadan sonra alınan 13.9.2007 tarihli bilirkişi raporları arasında taşınmazların dava tarihi itibarıyla değerleri arasında fahiş şekilde farklılık oluşmuş olup ,aldırılan ek raporda da karara esas alınan bozmadan sonraki rapora karşı yöneltilen taraf itirazları giderilememiştir.Buna göre dava konusu taşınmazların dava tarihi itibarıyla değerlerinin belirlenmesine ilişkin dosyada aldırılan bilirkişi raporları arasında esaslı farklılık ve çelişki doğmuş olmakla mahkemesince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişkiyi giderir rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına, 3.bentte açıklanan nedenle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 550 YTL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 18.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.