Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5004 E. 2007/9579 K. 04.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5004
KARAR NO : 2007/9579
KARAR TARİHİ : 04.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı ,davalının 10.5.2004 tarihinde şirketlerinden derin kuyu pompası satın aldığını ,davalının pompayı 31.8.2004 tarihinde kuyuya düşürdüğünü ve yeni bir pompa satın almak zorunda kaldığından bu yeni pompanın satış bedelinin ödenmesi için Hakem Heyetine başvurduğunu ,hakem heyetinin davalı tüketiciye yeni pompanın verilmesi ve yeni kuyu açma masraflarının davacı şirket tarafından karşılanmasına dair karar verdiğini,hakem heyetinin aleyhlerine olan kararın iptaliniistemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davacıya verilen kesin süre içinde masraf yatırmadığından ,iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş , hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, 4822 Sayılı Kanunla değişiki 4077 sayılı yasanın 22.maddesi gereğince Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen kararın iptali isteğine ilişkindir. Anılan yasanın 22.maddesinin 5.fıkrasında; “Değeri beş yüz milyon liranın altında bulunun uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesin olduğu belirtilmiştir. Yasada öngörülen parasal sınır 1.1.2004tarihinden itibaren 580YTL’ye çıkarılmıştır. Aynı yasanın 22/5 maddesi 2004 yılı için 580 YTL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetine başvuruyu zorunlu hale getirmiştir. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Ancak bu 2007/5004-9579
kararlara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilir. Tüketici sorunları hakem heyetenin kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin vereceği karar kesindir.
Bu yasal düzenlemeler doğrultusunda 2004yılı için 580 YTL altındaki uyuşmazlık için Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuru zorunlu olduğu halde 580 YTL’nın üzerindeki uyuşmazlıklar için Tüketici sorunları Hakem Heyetine başvuru zorunluluğu olmamakla birlikte 580 YTL’nin üstündeki uyuşmazlıklarda Tüketici sorunları Hakem Heyetine başvurmayı engelleyen bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Bu bağlamda 2004 yılı içinde 580 YTL’yi aşan bir uyuşmazlık için tüketici sorunları hakem heyetine başvurulmuşsa heyetin vereceği karar delil niteliğindedir. Bu kararın iptali için tüketici mahkemesinde dava açılamaz. Böyle bir dava açılması halinde hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekir. Somut uyuşmazlıkta; 10.000 YTL’lik bir uyuşmazlıkta tüketici sorunları hakem heyetine başvurulmuş ve verilen kararın iptali için bu dava açılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere uyuşmazlığın miktarı itibariyle, hakem heyetinin kararına karşı tüketici mahkemesine itiraz mümkün değildir. Daha açık bir anlatım ile, 2004 yılı için uyuşmazlığın değeri 580 YTL’nı aştığı için böyle bir davanın dinlenebilmesi için davada eda isteğini içeren bir talebin de olması zorunludur. Öte yandan 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilafın Tüketici Mahkemesinde bakılması öngörülmüştür. Bu davada tüketici sorunları hakem heyeti kararına itiraz edildiğine göre uyuşmazlığın çözümüde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü yasa gereğidir. Bu durumda mahkemece, hakem heyeti kararının iptali istemekte hukuki yarar olmadığı için davanın reddi gerekirken esastan red kararı verilmesi usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz sebeplerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlede davacının temyiz isteminin incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 4.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.