Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5321 E. 2007/9622 K. 05.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5321
KARAR NO : 2007/9622
KARAR TARİHİ : 05.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 24.7.1996 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, davalının vekili olarak tapu iptal tescil davası açıp takip ettiğini, davanın davalı lehine sonuçlanıp kesinleşmesine rağmen davalının sözleşme ile kararlaştırılan 15.000 DM vekalet ücretini ödemediğini, tahsili için başlattığı icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, sözleşmenin geçersiz bulunduğunu, sözleşmedeki boşlukların sonradan doldurulduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunun belirlendiği ve sözleşmenin geçerli olduğu, boşlukların sonradan doldurulduğu savunmasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000 DM vekalet ücreti alacağının takip tarihinden itibariyle karşılığı olan 7.669,38 Euronun fiili ödeme günündeki bedeli ve takip tarihinden itibaren %2 aylık akti faizi ile birlikte yürütülecek şekilde itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatı olarak 5.524,52 YTL’nin davalıdan tahsiline, işlemiş faiz talebi … bırakıldığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 18.8.2004 tarihinde başlattığı icra takibinde, 15.000 DM asıl alacağın takip tarihi itibariyle kur karşılığı olan 13.818.481.810 TL ile işlemiş faiz olarak hesap ettiği 12.436.630.000 TL olmak üzere toplam 26.255.111.810 TL’nin tahsilini istemiş, vaki itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Borçlar Kanununun 83. maddesi hükmüne göre, “Mevzuu para olan borç memleket parasiyle ödenir.
Akit tediye mahallinde kanuni rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise akdin harfiyen icrası “aynen ödemek” kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç vadenin hulülü günündeki rayici üzerinden memleket parasiyle ödenebilir.
(Ek fıkra: 14/11/1990 – 3678/29 md.) Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.” Hükmünü amirdir. BK. 83. maddesinde yapılan son değişiklik ile yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre TL. olarak ödenmesini isteyebilmesi imkanı tanınmış ise de davacının icra takip talepnamesinde, kendisine tanınan bu seçimlik haklardan DM cinsinden olan alacağını, takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden ödenmesini istediğinin kabulü gerekir.
Mahkemece 15.000 DM’nin takip tarihi itibariyle bulunacak TL karşılığı üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken davacının icra takibinde seçimlik hakkını takip tarihi itibariyle TL üzerinden kullandığı göz ardı edilerek döviz cinsi üzerinden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 5.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.