Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/676 E. 2007/5296 K. 13.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/676
KARAR NO : 2007/5296
KARAR TARİHİ : 13.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önelnmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idareye ait dükkanı 2886 sayılı yasaya göre yapılan ihale sonucu kiralandığı, 12.11.2004 tarihinde kira sözleşmesi düzenlendiğini, kira süresinin iki yıl olduğunu, davalının fuzuli şagil işlemi yaparak tahliye edeceğine dair kendisine tebligat yaptığını, aralarındaki kira ilişkisinin 2886 sayılı yasaya değil, … hukuk alanını ilgilendiren borçlar kanunu ve 6570 sayılı yasa hükümlerine tabi olduğunu, davalının kendisini bu şekilde dükkandan çıkarımayacağını bildirip, davalı ile aralarındaki çekişmenin giderilmesini istemiştir.
Davalı, mülkiyeti hazineye ait taşınmazın 2886 sayılı yasaya göre ihale ile davacıya kiraya verildiğini, davacının kiraları ihtarla verilen süreye rağmen ödemediğiniden sözleşmenin 2886 sayılı yasa hükümlerine göre fesih edildiğini, davacının 75. maddeye göre tahliyede edildiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, hazineye ait İzmir … … … Bulvarı 13/A nolu dükkanın, 2886 sayılı yasaya göre yapılan ihale sonucu düzenlenen iki yıl süreli sözleşme ile davacıya kiraya verildiği, davacının sözleşmeye göre 11.5.2005 ve 11.8.2005 tarihlerinde ödemesi gereken kiraları ödemediğinden, kendisine gönderilen 12.10.2005 tarihli yazı ile biriken kiraların 15 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde kira sözleşmesinin fesih edilerek tahliye edileceğinin bildirildiği, davanın 1.12.2000 tarihinde açıldığı
anlaşılmaktadır. Davacı, geçikmiş kira borcu olmadığının veya yazı üzerine ödediğini savunup bunu kanıtlayamadığı gibi, davalı tarafça bu hususta sunulan yazı ve belgelerede bir itirazda bulunmamıştır. Öyle olunca davalı idare tarafından yapılan işlemler doğru ve hukuka aykırı bir yönü bulumamaktadır. Dava konusu taşınmaz hazineye ait olup, kiralanması 2886 sayılı yasa hükümlerine aittir. Bu nedenle 6570 sayılı kanun hükümleri hazineye ait taşımazlar hakkında uygulanmaz. Gerek dairemizin, gerekse Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun istikrarlı uygulamalarıda bu doğrultudadır. (Y.H.G.K.nun 13.2.1991 gün, 90/13-630 esas 91/72 karar sayılı içtihadı) mahkeme kararının gerekçesindeki bu doğrultudaki değerlendirme, açıklama ve davanın reddi gerektiğine dair vardığı sonuç doğrudur. Ancak, dava açıldıktan sonra 22.11.2005 tarihinde davacının taşınmazdan tahliye edilmesi nedeniyle, her davanın açıldığı tarihteki hukuki duruma göre değerlendirilip ihtilafın sonuçlandırılması gerektiği hususu gözardı edilerek, tahliye nedeniyle konusuz kalan davanın reddine şeklinde hüküm fıkrası oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın hüküm fıkrasının değiştirilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 1 nolu fıkrasınının karardan çıkarılarak yerine 1. fıkra olarak “davanın reddine” sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.