YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5159
KARAR NO : 2007/10997
KARAR TARİHİ : 24.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatıncada duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’a bağlı muhtelif birimlerle abonelik sözleşmeleri yapıldığını, ancak davalının tahakkuk eden su bedellerini ödemediğini, itiraz edilmeyen fatura içeriklerinin kesinleştiğini, 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme cezasının uygulanması gerektiğini ileri sürerek 57.510.236.000 TL. su ve atık su bedeli, 333.535.031.962 TL. 26.6.2003 tarihine kadar işlemiş gecikme cezası, 58.590.230.401 TL. gecikme cezasının KDV.si olmak üzere toplam 449.635.498.363 Tl.nın 26.6.2003 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme zammı ve gecikme zammının KDV.si ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, … idaresi ve Mali İşler Başkanlığı adına kayıtlı aboneliklere tahakkuk ettirilen faturaların tamamının zamanında ödendiğini, atık su bedelinin ÇTV kapsamında olması nedeniyle istenemeyeceğini, bahsedilen birimlerin kendilerine bağlı olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, 6183 sayılı yasanın uygulanamayacağını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
2007/5159-10997
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 55.209.136.000 Tl. asıl alacak, 211.416.992.913 TL. gecikme zammı ve KDV.si ile birlikte toplam 266.626.128.913 TL.nın asıl alacağa dava tarihinden itibaren gecikme zammı ve gecikme zammının KDV.si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı davaya cevap verirken bahsedilen birimlerin kendilerine bağlı olup olmadığının incelenmesi gerektiğini savunmuş , 24.2.2004 tarihli dilekçe ile de kendilerine bağlı olmayan aboneliklerin isimlerini bildirmiş ve bütçelerinin ayrı olduğunu belirtmiştir. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamış bilirkişi raporunda da abonelik sözleşmesinin … adına yapılması nedeniyle davalının tahakkuk eden su bedellerinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki dosya içinde bulunan sözleşme fotokopilerinin incelenmesinde bazı sözleşmelerin ( örneğin 2194 abone su numaralı 2/171 sıra numaralı sözleşmede abonenin Dış işleri Bakanlığı olması gibi) davalı idare ile bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Her şeyden önce davalı idareye bağlı olmayan ve bağlıyken daha sonra ayrılan ayrı tüzel kişiliğe sahip resmi kumruların borçlarından davalının sorumlu olduğunun kabulü olanaklı değildir. Öte yandan davalının … idari ve Mali İşler Başkanlığı adına kayıtlı aboneliklerin borcunun tamamının ödendiğine dair savunması üzerinde de durulmamış ve bu hususa ilişkin araştırma yapılmamıştır. Ayrıca üçüncü kişilerle olan hukuki ilişkilerinde tacir sıfatını taşıyan davacının kuruluş kanununda alacaklarına 6183 sayılı yasadaki gecikme cezası uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığı için, sözleşme ile kararlaştırılmış olmadıkça 6183 sayılı yasanın uygulanmasını talep etme imkanı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece öncelikle dava konusu aboneliklere ait sözleşme asılları getirtilmeli, davalının savunmasında ve 24.2.2004 tarihli dilekçesinde belirtilen abonelikleri kullanan idari birimlerin statüleri araştırılmalı, bu idari birimlerin ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunun belirlenmesi halinde bu idari birimlerin borçlarından davalının sorumlu olmayacağı benimsenmeli, ayrıca sözleşmelerin imzalanması anında da davalıya bağlı olmayan birimlerin borçlarından da davalı sorumlu olmadığı kabul edilmeli davalının ödeme savunması üzerinde de durularak davalıdan bu yöndeki delilleri ile varsa davacının da karşı delileri sorulup alınmalı, sözleşmede … hüküm bulunmayan hallerde olayda 6183 sayılı yasanın uygulanamayacağı gözetilerek bu hususlarda bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli açıklamalı ve ayrıntılı rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu hususları gözardı ederek eksik incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bent gereğince de davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 24.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.