Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9297 E. 2007/12317 K. 23.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9297
KARAR NO : 2007/12317
KARAR TARİHİ : 23.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … komisyoncusu olan davalının çalışanı olan dava dışı …’ a taşınmaz alımı nedeniyle 6.000 Euro kaparo verdiğini, satışın gerçekleşmediğini, alınan kaparonun da iade edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, … ’ın çalışanı olmadığını, emlakçılık faaliyetini dava dışı … ile birlikte adi ortaklık şeklinde yürüttüklerini, adi ortakların tamamına karşı dava açılmasının zorunlu olduğunu, …’ninde ortaklık bürosunda kendi adına … yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dayanılan sözleşmede davalının imzası bulunmadığı, belgeyi düzenleyen şahısla davalı arasında … ilişkisi bulunduğunu davacının ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı … ile davalı ve ortağı … arasında 2.5.2005 gününde danışmanlık sözleşmesi imzalanmış, … ’da bu sözleşmeye dayanarak davacı ile 14.7.2005 gününde davacının dayandığı sözleşmeyi imzalamıştır. Davalı ve ortağı … Cumhuriyet Başsavcılığına verdikleri tarihsiz şikayet dilekçelerinde bu yönü kabul etmişlerdir. Toplanan delillerden davalının emlakçılık faaliyetini dava dışı … ile adi ortaklık şeklinde yürüttüğü anlaşılmaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. O nedenle tüm ortaklara
karşı takip başlatılması ve dava açılması zorunludur. Hal böyle olunca öncelikle taraf teşkili sağlanmalı, ibraz edilen deliller toplanıp incelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönlerin göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.