Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/1342 E. 2022/6072 K. 20.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1342
KARAR NO : 2022/6072
KARAR TARİHİ : 20.09.2022

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.01.2017 tarih ve 2015/259 E- 2017/14 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.11.2020 tarih ve 2019/529 E- 2020/954 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Şirketin çok sayıda “ETİ BOLLOS” asıl unsurlu, 30. sınıfta yer alan malları içeren tescilli markalarının bulunduğunu, 06.05.2014 tarihinde “BOLLOS” ibareli, 5, 29, 30 ve 32. sınıftaki ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2014/37816 numarası verilen marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından “pastacılık ve fırıncılık mamulleri, ekmekler, tatlılar; mayalar, kabartma tozları, hertürlü un, irmikler, nişastalar; şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar” ürünleri bakımından 556 sayılı KHK’nın 7/a, c maddesi uyarınca resen reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, YİDK’nın kararıyla itirazın reddine karar verdiğini, işaretin Türkiye’de ilk defa müvekkili tarafından kullanılıp tescile konu edildiğini, “bollos” ibareli markalarının kazanılmış hak sağlayacağını, öte yandan işaretin kullanılarak ayırt edicilik kazandığını, bu sebeple 556 sayılı KHK’nın 7/2.maddesi uyarınca reddedilemeyeceğini, bütün olarak başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğinin bulunduğunu, marka olabilme vasfının olduğunu ve ayırt edicilik kazandığını, tescil başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2015-M-2180 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, “BOLLOS” ibaresinin sunulan ürünler için ayırt edici olmadığını, kapsamındaki ürünler bakımından vasıf bildirici olduğunu, ayırt edicilik kazanmış sayılmasını haklı gösterecek kanıt olmadığını, herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu, ticaret hayatında birçok firma tarafından kullanılabileceğini ve ticaret alanında herkesin kullanımına açık bulunduğunu, marka algısı yaratmadığını, işaretin başvuru kapsamındaki reddedilen ürünleri başka teşebbüslerin ürünlerinden ayırt etme koşulunu sağlayamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının marka tescil başvurusunun reddi üzerine gerçekleştirdiği itirazında kullanımla ayırt edicilik vakıasına dayanmadığı, YİDK kararının iptali istemli davada ise bu vakıaya dayandığı, YİDK kararının verildiği tarihteki itiraz neden ve koşullarına göre hukuka uygun olup olmadığı tahkik edileceğinden, itirazda dayanılmayan kullanımla ayırt edicilik vakıasının işbu davada tartışılmasının mümkün olmadığı, davacının marka tescil belgelerinin tamamının 2014 tarihli olduğu, sadece “BOLLOS” ibaresini içeren bir başvuru ve tescilin olmadığı, her birinde “ETİ” ibaresinin bulunduğu, öte yandan başvuruların tescil edilenlerinin, yargılama konusu başvuru tarihlerinden sonraki tarihlerde tescil edildiği, bu sebeple anılan markaların yargılama konusu başvurunun tesciline yönelik hukuki bir etkisinin olamayacağı, davacının başvurusunun “Bollos” ibaresinden oluştuğu, başkaca bir unsur ihtiva etmediği, özel bir yazım biçimi de içermediği, BOLLOS ibaresinin, İspanyolca bir kelime olup, Türkçe karşılığının çörek olduğu, çörek, az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi olup genel olarak ekmek olarak da ifade edilebileceği, bu ibarenin, başvuru kapsamında olup reddedilen “pastacılık ve fırıncılık mamulleri, ekmekler, tatlılar; mayalar, kabartma tozları, hertürlü un, irmikler, nişastalar; şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar” ürünleri bakımından onların niteliğini belirtir halde olduğu, “bollos” biçimindeki işaretin bütün olarak satışa sunulacak ürünlerin, doğrudan çörek ürünleri veya onların hammaddeleri olduğunu gösterdiği, bu ibarenin Türkiye’de yaşayan toplumun tüm kesimleri tarafından bilinmediği, ancak özellikle yabancı dillere aşinalığı olanların bu ibarenin anlamını bilecekleri, bu ibarenin bir bütün olarak başvuru konusu olup reddedilen 30.sınıf ürünler için herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı anlam ve ifadeler içerdiği, “BOLLOS” ibaresinden müteşekkil işaretin, başvuru kapsamında yer alan 30.sınıftaki anılan mal ve hizmetleri için somut olarak ayırt edicilik vasfı bulunmadığından, başvurunun 556 sayılı KHK’ nin 7. maddesinin a, c ve d bendi hükümleri gereğince reddinin gerektiği, işaretin kullanımla ayırt edicilik kazandığına ilişkin bir kanıt da bulunmadığı, kaldı ki itirazda ileri sürülmeyen bu vakıanın yargılamada tahkikinin de mümkün olamayacağı, işaretin bollos veya çörek içermeyen mallar bakımından 556 sayılı KHK’ nin 7/f maddesi uyarınca da tescili mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu olup, Türkçe’de çörek anlamına gelen “BOLLOS” ibaresinin, başvuru kapsamından çıkarılan 30. sınıftaki “pastacılık ve fırıncılık mamulleri, ekmekler, tatlılar; mayalar, kabartma tozları, hertürlü un, irmikler, nişastalar; şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar” malları yönünden tanımlayıcı nitelikte bulunduğu ve bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi karşısında tescilinin mümkün olmadığı, anılan kelimenin anlamının Türk tüketicilerce yaygın olarak bilinebilir olması karşısında davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazlarının yerinde bulunmamış aksi halde Türkçe’de çörek anlamına gelen İspanyolca “BOLLOS” kelimesinin davacının tekeline bırakılacağı, Kurum nezdindeki itiraz aşamasında kullanımla ayırt edicilik iddiasına dayanılmadığından, Kurum kararının iptaline yönelik bu davada anılan iddiaya dayanılamayacağı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.