YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14167
KARAR NO : 2008/4008
KARAR TARİHİ : 24.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının abonelik sözleşmesi gereğince kullanmış olduğu suyun bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tüketici mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının 5.745,24 YTL asıl alacak, 2.623,77 YTL gecikme zammı ve KDV’si olmak üzere toplam 8.841,29 YTL üzerinden iptaline, asıl alacak miktarı üzerinden %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde
2007/14167-2008/4008
tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Yasada açıklandığı üzere Tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişidir. Somut uyuşmazlıkta ise abonelik sözleşmesi işyerine ilişkin olup, davacı suyu işyerinde kullanmakta olduğundan, anılan yasada tanımlanan “tüketici” tanımına uymamaktadır. Bu nedenle olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı gibi, eldeki davaya bakma görevi de Tüketici Mahkemesinin değil, Asliye Hukuk Mahkemesinindir. O halde mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla ve genel hükümler çerçevesinde yargılama yapılması gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 no’lu bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.