YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1166
KARAR NO : 2008/4057
KARAR TARİHİ : 24.03.2008
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 18.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.3.2007 tarih ve 360-112 sayılı hükmün Dairenin 1.11.2007 tarih ve 13553-12709 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı vakıf, davalıya ait taşınmazın kiracısı olduğunu, davalının yaptığı tahliye istemli kira alacağınıda içeren icra takibi sonucu taşınmazı 1.7.2003 tarihinde tahliye ettiğini, sözleşmedeki yıllık peşin ödeme şartının fiilen aylık ödeme olarak değiştirildiğini ve ayrıca muacelliyet şartı da bulunmadığını, davalının icra takibi yapmakta haksız olduğunu, icra takibi sonucu kira parası, faizi, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri ödediğini ileri sürürek kendilerinden icra baskısı ile haksız olarak tahsil edilen 14.049.00 YTl’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdadını istemiştir.
Davalı, icra dosyasından aldığı paradan 2003 yılı 3,4,5,6 aylarının kirasını ve işlemiş fazi olarak toplam 6.354.85 YTL’nı davacıya iade ettiğini, elinde kalan miktarın 13.682.25 YTL olduğunu sözleşmede bir yıllık ücretin peşin olarak ödeneceğinin hükme bağlanmasına rağmen; davacının aylık yatırması üzerine 11 aylık kira alacağı için takip yaptığını, sözleşme koşullarına uymayan davacının haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının icra takip tarihi itibariyle 11 aylık kira parası, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti, yargılama gideri olarak 11.408.165.000 TL yönünden icra takibi yapmakta haklı olduğu, bu miktarın işlemiş faizin ilavesiyle 20.400.665.000 TL’na ulaştığı, davalının 6.354.850.000 TL’nı iade ettiği, davacının talep edebileceği miktarın 4.963.58 YTL olduğu gerekçesiyle bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine dairemizce davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları reddedilerek hükmün faize faiz olamıyacağı gerekçesiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi üzerine davacı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
2008/1166-4057
Taraflar arasında akdedilen 1.2.1996 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca davacının kiracı olduğu, sözleşmesinin her yıl kendiliğinden yenilendiği ve sözleşmede bir yıllık kiranın peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, sözleşmedeki yıllık ödeme şartının fiili olarak aylık ödeme şeklinde değiştirildiğini, bu nedenle davalının 11 aylık kira parasının tahsili için takip yapamayacağını ileri sürmüş, davalı ise sözleşmedeki 1 yıllık peşin ödeme şartının devam ettiğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekirki, sözleşmede bir yıllık peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmış isede, davacının 5.7.2001 tarihinden itibaren kira parasının aylık olarak davalının banka hesabına yatırdığı incelenen kayıtlardan ve 11.9.2006 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmakta olup, uzunca bir süre kiraların aylık olarak ödenmesine itiraz etmeyen davalının bu uygulamaya zimnen muvafakat ettiği ve bu suretle sözleşmedeki yıllık peşin ödeme şartının aylık olarak ödeme şeklinde benimsenip, değiştirildiğinin kabulü zorunludur. 7.2.2003 icra takip tarihine kadar bu uygulamayı kabul eden davalının bundan sonra sözleşmedeki şarta dayanarak yılın geri kalan 11 aylık kira bedelinin defaten tahsili için davacı aleyhine icra takibi yapması haksız olup, bu nedenle davacının icra takibine itiraz etmesinde haklı olduğu kabul edilmelidir. Her ne kadar davacının icra takibine vaki itirazı Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma kararına istinaden kaldırılmış isede, mercii karar ve Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin bozma kararı takip hukuk açısından olup, ve eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturmaz. Sözleşmedeki yıllık peşin ödeme şartının devam ettiği kabul edilemez, öte yandan davalı taraf icra takibinde 11 aylık kira bedelinin yıllık %60 faiziyle tahsilini istemiş isede, taraflar arasında böyle bir kararlaştırma bulunmayıp, taraflarda tacir olmadığına ve davacı icra takibine itiraz ederken faizede itiraz ettiğine göre yıllık %60 faiz uygulanması olanaklı değildir. Az yukarıda açıklandığı üzere davacı taraf icra takibine itirazında haklı olduğu için mercii tarafından hükmedilen icra inkar tazminatı, vekalet ücreti, bakiye harç, yargılama gideri, icra vekalet ücretindende sorumlu değildir. Davacı taraf sadece tahliye ettiği tarihe kadar oluşan kira parası tahliyeden sonraki taşınmazın kiraya verilebileceği makul süredeki kira parasından ve kira parasının aylık olarak ödenmesinin geçikmesi halinde kendi temerrüdünden sorumludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek gerekirse konsunda uzman bilirkişiden de rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkeme kararının bu nedenlede
bozulmasına karar verilmesi gerekirken, zuhulen düzeltilerek onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile kararın bu yöndende bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının karar düzeltme talebinin kabulüyle, dairemizin 1.11.2007 gün ve 2007/13553-12709 sayılı düzelterek onanma kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda belirtilen şekilde davacı yararına, 1.11.2007 gün ve 2007/13553-12709 sayılı daireniz ilamında 2 numaralı bentte gösterilen şekildede davalı yararına BOZULMASINA, 24.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.