YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13732
KARAR NO : 2008/2776
KARAR TARİHİ : 28.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … A.Ş. avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat … …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı … Turizm İşletmeleri A.Ş. ile yaptıkları 25.5.1992 tarihli sözleşme ile iki adet devre tatil ünitesi satın aldıklarını, sözleşmenin devamı sırasında devre tatil köyünün diğer davalı … A.Ş.’ne devredildiğini, 2003 yılına kadar sözleşmenin sorunsuz olarak devam ettiğini, ancak 2004 yılında tatil haklarını kullanmak için gittiklerinde davalı … A.Ş.’nin kendilerini tesise sokmadıklarını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 2000 YTL maddi, 5000 YTL manevi taminatın tahsilini, haklarının hükmen tespitini ve davalıların muarazaalarının önlenmesini, bunun mümkün olmaması halinde kalan süre için bir ailenin bu standatlarda tatil maliyetlerinin tespit edilerek davalılardan tahsilini talep etmişler, ıslah dilekçisi ilede sözleşmenin feshini, her bir davacı için 2004 yılı tatil haklarının kullandırılmamasından doğan 2088 YTL ve kalan yılların bedeli olarak 15.075 YTL maddi tazminat ile 5000’er YTL manevi tazminatın tahsilini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece sözleşmenin feshine, 2004 yılı devre tatil bedeli olan 1392 YTL ile sözleşme süresinin sonuna kadar devre tatil bedeli 10.050 YTL’nin her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere davalılardan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı … A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacılaran 22.5.1992 tarihli sözleme ile satın oldığı devre tatil ünitelerini 2004 yılına kadar sorunsuz olarak kullandıkları, 2004 yılında tatil haklarını kullanmak üzere tesislere gittiklerinde içeri alınmadıkları ve bu nedenle 2004 yılı tatil haklarını kullanamadıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumun, 2003 yılında ve önceki yıllarda tatil haklarını sorunsuz olarak kullanan ve aynı düşünceyle 2004 yılındada tatil haklarını kullanmak için tesislere giden ve ancak tesislere sokulmayan ve bu nedenle tatil haklarını kullanamayan davacılarda manevi zarara sebebiyet verdiği ve kişilik haklarının zarara uğradığında duraksama bulunmamalıdır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek takdir olanacak manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekirken bu kalem isteğin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalı … A.Ş.’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacılar, tatil haklarını kullanamadıkları 2004 yılı ve kalan yılların bedeli karşılığı maddi tazminat ve manevi tazminat istemi ile eldeki bu davayı açmışlardır. Mahkemece sözleşmenin feshi nedeniyle davacının ileriye yönelik kullanamayacağı yıllar için uzman bilirkişi tarafından devre tatil hakkının tanındığı tatil köyü ile aynı düzeyde başka bir tatil yerinde sözleşmede tanınan haklar çerçevesinde tatil yapmanın getireceği masraflar hesap edilerek bulunan miktarın ödetilmesine karar verilmişse de, tarafların sözleşme bedelini döviz üzerinden kararlaştırmış oldukları ve böylece ilerde olabilecek bir fesih durumunda Türk Lirasının enflasyonist etkenler nedeniyle değer kaybetme olasılığına karşı tedbir almayı hedefledikleri, nitekim sözleşmenin kurulduğu döviz cinsinden para biriminin sözleşme tarihinden bu yana Türk Lirası karşısında değer kazanmış olduğu da gözönüne alındığında, her bir sözleşme yönünden ayrı ayrı olmak üzere, devre tatil için ödenen tüm sözleşme bedelinin, sözleşme süresi içindeki tatil hakkının kullanılamadığı zamana isabet eden kısmı oranında tazminat miktarının belirlenmesi, olayın ve devre tatil sözleşmelerinin tipik özelliklerine ve menfaatler dengesine daha uygun bir hesap şekli olacaktır. Bu nedenle mahkemece her bir sözleşme yönünden, davacının devre tatil olarak yararlanamadığı süre ile önceki dönemlerde yararlandığı sürelerin tesbiti ile, davacının ödediği tüm bedelin, ileriye yönelik kullanılamayan sürelere tekabül eden döviz bedeli oranı belirlenerek, tesbit edilecek döviz cinsinden bu bedelin, davadaki talebin Türk Lirası olduğu da dikkate alınarak, dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle kalan sözleşme süresinde, benzer nitelikte bir tatil köyünde tatil yapılabilmesi için gerekli olan masraflar üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4-Bozma kapsamına göre davacıların diğer temyiz itirazlarının incelemesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacılar yararına, (3) numaralı bent uyarıncada davalı yararına BOZULMASINA, (1) numaralı bent gereğince davalı … A.Ş.’nin diğer temyiz itirazlarının reddine, (4) numaralı bent uyarıncada davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde … A.Ş.’ye iadesine, 550 YTL duruşma avakatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 28.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.