Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/14560 E. 2008/4163 K. 26.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14560
KARAR NO : 2008/4163
KARAR TARİHİ : 26.03.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı şirket … Bankası A.Ş’de çalışan memur ve hizmetlilere yardım amacıyla kurulmuş … Bankası Personeli Yardımlaşma Vakfının iştiraki olduklarını, mülkiyeti vakfa ve davacı şirkete ait taşınmaz üzerine 52 adet villa yapımına karar verildiğini, Vakıf İşletmesi tarafından 32 adet 75 m2 20 adet 95 m2lik konut yapımına başlandığını, inşaat sırasında ortaya çıkan ilave işler ve imalat değişikliği nedeniyle yeni imalat konutlarıda eklenerek 15.7.2000 tarihinde kura çekimi yapılıp konutların teslim edildiğini, bu arada vakıf işletmesinin tüm aktif ve pasifiyle birlikte 23.8.2000 tarihinde davacı şirkete devrolunduğunu davacının 75 m2’lik konutlardan satın aldığını, ancak 24.6.2000 tarihinde konutların konumları gözetilerek puanlama yapılıp şerefiye bedelleri belirlendiğini, 6.7.2000 tarihinde tüm ortaklara şerefiye farkının ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu aşamadan sonra 15.7.2000 tarihinde kura çekimi yapılıp davalıya 6 Blok 1 nolu konutun isabet ettiğini ancak davalının 1.600 ABD doları şerefiye farkını ödemediğini belirterek 1600 ABD dolarının faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, verdiği taahhütname gereği sadece satış bedeli ile alıcı sıfatı ile ödenmesi gereken vergi resim ve harçlardan sorumlu olduğunu, satış sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taahhütname gözetilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı … Bankası Perosoneli Yardımlaşma Vakfının çalışanlarını konut sahibi yapmak için maliki olduğu arsa üzerinde konutlar yaptırıp satışa çıkardığı konutların yapıldığı, davalının konut satın almak için dosyada mevcut tarihsiz taahhütnameyi imzaladığı, taahhütname imzaladığından davalıya satılacak konutun henüz belli olmadığı her bir konutun konumu itibariyle farklı değerlerde olduğu bunun için konumu itibariyle farklı ve iyi durumda olanların şerefiye farkı ödemesinin kararlaştırıldığı, bu durumu konut almak isteyenlere 6.7.2000 tarihinde bildirildiği bu bildirim yapıldıktan sonra 15.7.2000 tarihinde kura çekimi yapılarak davalıya diğer konutlara göre daha iyi olan 6 Blok 1 nolu dairenin düştüğü, bu aşamada vakfın 23.8.2000 tarihinde aktif ve pasifiyle birlikte davacı şirkete devrolunduğu davacının ise belirlenen şerefiye farkını davalıdan talep ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davalıya, konut satışı vaad edildiğinde yapılacak 52 konuttan hangi konutun tahsis edildiği somut olarak belli olmadığı, konutların karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma içinde yapılmasının öngörüldüğü, konutların değerlerinin ve maliyetinin farklı olması gözetildiğinde, diğer konutlara göre kuradan daha iyi konut çıkan alıcının şerefiye ve maliyet farkını ödemesi T.M.K. 2. maddesi gereğidir. Davacının imzaladığı taahhütname yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde taahhütnamede belirlenen satış fiyatının konutun nihai satış fiyatı olarak kabul etmek mümkün değildir. Aksinin kabulu durum ve ödemeleri aynı olan katılımcılar arasında eşitsizliğe yol açar, kurada daha iyi konut çıkan iştirakçinin diğerleri aleyhine sebepsiz zenginleşmesi sonucunu doğurur. Bu durumda mahkemece işin esası incelenip davalının ödemesi gereken şerefiye bedeli belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.