YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15583
KARAR NO : 2008/4235
KARAR TARİHİ : 27.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıların murisi … ile yapılan 14.8.1998 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi gereği, Halkalı 3. Etap 507 ada 24 no’lu konutun …’ye tahsis edildiğini, ancak …’nün 2002 ve 2003 yıllarına ait ortak gider ve yakıt borcunu ödemediğini, bunun üzerine toplu yapı yönetimi tarafından konut alıcısı ve davalıların murisi … ile tapuda kayden maliki görünmesi nedeniyle kendisi aleyhine icra takibi yapıldığını, kendilerinin borcu ödediğini, davalılar murisinin vefat etmesi nedeniyle mirasçıları olan davalılar aleyhine ödenen ortak gider ve yakıt masrafların rucuen tahsili için icra takibi yaptığını, ancak haksız yere itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılar, murisin 2002 yılında öldüğünü, ortak gider ve yakıt paralarının ödendiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2007/15583-2008/4235
2-Davacı, itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiş , mahkemece itirazın iptaline, alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiğinden bahisle inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Takibe konu alacağın murisin ölümünden sonra ortaya çıktığı ve davalıların bu borca itiraz ettikleri dosya içeriği ile sabittir. İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın … miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, davalılar tarafından ödendiği yasal delilerle ispatlanmayan alacak için davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 2. fıkrasında yer … (- İnkar ödencesi isteminin REDDİNE-) kısmının hükümden çıkartılarak yerine (- Asıl alacağın % 40 ı oranında inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine-) sözlerinin eklenmesine mahkeme kararının bu şekilde düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş … bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.