YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3906
KARAR NO : 2007/6000
KARAR TARİHİ : 01.05.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten Fiat Uno marka 2. el otomobil satın almak için anlaştıklarını, satış bedeli olarak davalı şirketin banka hesabına 6.600.000.000 TL havale ile ödediğini ancak davalının aracı da parasını da iade etmediğini, bedelin iadesi için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, asıl alacak 6.600.000.000 TL ve takip tarihinden yasal faiz ile takibin devamına ,asıl alacak miktarının %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava harici oto satışı nedeniyle ödenen satış bedelinin iadesine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Davacı 11.08.2004 tarihli havale makbuzu ile “uno Ödemesi” olduğu şerhini içeren havale makbuzuna dayanarak ödediği bedelin iadesini istemiştir.Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi satış sözleşmesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 20/d madde ve fıkrası gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Sözleşme geçersiz olduğu için taraflar aldıklarını haksız iktisap hükümleri uyarınca karşılıklı olarak aynı anda iade etmekle yükümlüdürler. Ancak davalı temyiz dilekçesinde; davacı ile araç satışı konusunda anlaştıklarını ancak satıştan vazgeçilmesi nedeniyle davacının ödediği bedelin iadesi amacıyla şirket yetkilisi tarafından imzalanan bono verdiklerini, davacının hem bono ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığını hem de havale makbuzu ile dava konusu icra takibini yaptığını savunmuştur. Davalının bu savunması borcu sona erdiren sebeplere yönelik olup, yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.Bu durumda mahkemece, davalı tarafından temyiz dilekçesinde numaraları bildirilen icra takip dosyaları ve davalı tarafından verildiği iddia edilen senet getirtilmeli , davacının bu savunma konusunda beyanı alınmalı,savunmanın doğruluğunun ispat edilmemesi halinde şimdiki gibi, aksi taktirde mükerrer ödemeye sebep olmayacak şekilde hüküm tesis edilmelidir.Mahkeme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.