YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3608
KARAR NO : 2022/8004
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.05.2018 tarih ve 2016/623 E- 2018/527 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.02.2021 tarih ve 2019/417 E- 2021/153 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların 30/10/2014 tarihinde müvekkilinden 4164 çift ayakkabı satın aldığını, müvekkilince 30/10/2014 tarihli irsaliyeli faturanın düzenlendiğini, fatura konusu malları teslim alan …’ nun aynı zamanda kefil olduğunu, faturanın vadesi 30/04/2015 olup 30/10/2015 tarihine kadar borcun ödenmediğini, davalılar aleyhine başlatılan takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının hesap mutabakatı yapmadan icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari satış ilişkisi bulunduğu, davalılarca defter ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede davacının takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturadan dolayı davalı şirketten 41.370,15 TL alacağının bulunduğu, takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde kayıtlı olan ve davalı şirket tarafından tanzim edilmiş 274.269,99 TL’lik faturadan dolayı davalı şirkete borçlu olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalı şirkete 274.269,99-41.370,15-TL=232.899,84 TL borçlu olduğu, davacının takibe dayanak fatura nedeniyle takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı icra takibini tek bir faturaya dayandırmış ise de davalı itirazında tarafların ticari kayıtlarına göre mutabakat yapılmadığını ileri sürmüş olduğundan, tarafların açık hesap ilişkisinin bir bütün olarak incelenmesi gerektiği kanaatiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.