Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/19834 E. 2012/22016 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19834
KARAR NO : 2012/22016
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının işverene ait işyerinde müşteri danışmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının geçmiş yıllarda yarattığı bir takım sorunların feshi gerektiren sebepler olarak görülmediğini, savunma alınması ve uyarı ile yetinildiğini, ancak son zamanlarda çalıştığı bölümde diğer çalışanlara hakarette bulunduğunu, bu sebeple iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, fesih bildiriminde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/11. maddesine dayanıldığı, feshin haklı sebebe dayandığını ispat yükü altında bulunan davalı işverenin bu hususu tarafsız tanık beyanları ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasına iş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarım ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesi, mesai saatleri içinde çalışma arkadaşlarının görevlerini yapmasını engelleyen, kurum ve yöneticilerini kötüleyen konuşmalar yapması, iş sözleşmesinin tazminatlı olarak feshedilmesi yolunda yönetime şikayette bulunmaları için baskı yapması, uyarılara rağmen işe başlama ve bitiş saatleri konusunda sorun yaratması, çalışma programına uymaması, arkadaşlarının iş yükünü artırması sebepleriyle 4857 sayılı Kanun’un 25/II maddesi gereği feshedilmiştir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının feshe sebep olan olaylarla ilgili görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı ile birlikte çalışan davalı tanıkları ise, davacının işten ayrılma isteğini ortaya koyduğunu, yöneticilerinin tazminat talebini uygun görmemeleri üzerine kendilerine yetkililere şikayet etmeleri için baskı yaptığını, “siz burada aptal gibi çalışıyorsunuz, yöneticiler çok para kazanıyor, malzemeler çok geldiğinde ben mi dizeyim malzemeleri haydi çalışın eşekler” şeklinde diğer çalışanları tahrik edici beyanlarda bulunduğunu, sık sık raporlar alarak aynı bölüm çalışanlarının mağdur olmalarına sebep olduğunu, çalışma saatleri hususunda işyeri düzenine riayet etmediğini, kendilerini sürekli üst yönetime şikayet edip tazminatlarını verdirerek işten çıkarılmasını sağlamak konusunda baskı yaparak bunalttığını ifade etmişlerdir. Tanık anlatımları ve diğer delillere göre, işçinin somutlaşan bu davranışlarının, 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde yer alan ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller kapsamında yer aldığı ve feshin haklı sebebe dayandığı sabittir. Buna rağmen mahkemece, davalı tanıklarının dosyada somut delilleri mevcut olmadığı halde işveren lehine tanıklık yaptıkları gerekçesi ile beyanlarının değerlendirilmemesi doğru bulunmamış, tüm dosya kapsamı itibarı ile iş sözleşmesinin feshi haklı sebebe dayandığından işe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.