Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/3699 E. 2012/23806 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3699
KARAR NO : 2012/23806
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ücret alacağı, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 27/04/2004-29/11/2006 tarihleri arasında bilgisayar mühendisi olarak 2200,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesini ücretlerinin asgari ücret üzerinden SSK’ya bildirilmesi ve doğru hesaplanmayıp düzenli ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının ücretinin 2200,00 TL olmadığını, davacının ücretinin de iddia edildiği gibi iş akdinin feshini gerektirecek ölçüde geç ödenmesinin söz konusu olmadığını, davacının iş akdini haksız ve hakkaniyete aykırı şekilde feshettiğini, davacının davalı şirkette fazla mesai gerektirecek bir iş yükü bulunmadığından fazla mesai yapılmadığını, ayrıca hiçbir surette hafta sonu mesainin de yapılmadığını, davacının yıllık ücretli izin alacağının da bulunmadığını, davalı şirketten herhangi bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu, diğer taleplerine ilişkin alacakları da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışmanın ispatı bağlamında fazla çalışma ücretinin hesaplanması konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği

ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği … sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının … sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazı kayıt … sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacı tanığı …’ın normal çalışma zamanının 09:00-18:00 olmasına rağmen haftada 3 gün 09:00-21:00 arası çalışıldığını, diğer davacı tanığının ise herhangi bir belirleme yapmaksızın 09:00-21:00 arası çalışıldığını ifade ettiği görülmektedir. Bilirkişice 6 gün 09:00-21:00 arası çalışıldığı kabul edilerek 2 saat ara dinlenmesi ile haftada 15 saat fazla çalışma yapıldığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davalı vekilinin sunduğu davacı tarafından imza itirazına uğramayan imzalı ücret hesap pusulalarından 10/2004 ve 11/2004 ücret dönemlerindekilerde fazla çalışma tahakkuku ve ücret ödemesi gözükmektedir.
Yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde; mahkemece, öncelikle işyerindeki günlük çalışma saatlerinin tesbit edilmesi ve fazla mesai iddiası bakımından tanık anlatımları arasındaki çelişkinin giderilmesi, bundan sonra fazla mesai tahakkuku olan imzalı ücret bordrolarınında bulunduğu dikkate alınarak fazla mesai alacağı olup olmadığının saptanması gerekirken bu yönler gözetilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.