YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8296
KARAR NO : 2007/11225
KARAR TARİHİ : 01.10.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın … yönünden reddine diğer davacı yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalı şirketin faturaya dayalı olarak kendileri hakkında takip başlattığını, oysa davalı ile hiçbir akdi ilişkileri olmadığı gibi faturaya konu olan mobilyaları da davalıdan satın ve teslim almadıklarını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tesbitine, takip nedeniyle ödemek zorunda kaldıkları 7.519.530.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte istirdatına, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların satın aldıkları mobilya bedellerini ödemediklerini, başlatılan icra dosyasında da borcu kabul ettiklerini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacılardan …’ın açtığı menfi tesbit davasının kabulüne, … 9. İcra Müdürlüğünün 2002/4238 E. sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine, istirdat talebinin reddine, davacılardan …’ın açtığı davanın ise, adı geçen davacının icra dosyasında borcu kabul etmesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının ve davacılardan …’ın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılardan …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar, davalının başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tesbitini istemişlerdir. Kural olarak menfi tespit davalarında, ispat yükü alacaklıya düşer. Taraflar arasında yazılı sözleşme mevcut olmayıp davalı alacağını ispat etmek için faturaya ve davacılardan … 2007/8296-11225
Falay’ın icra dosyasındaki beyanına dayanmıştır. Davalı alacaklının takibe dayanak yaptığı fatura, davalı tarafından … taraflı olarak düzenlenmiş olup, alacağı ispat etmek için yeterli değildir. Davacılardan …’ın icra dosyasındaki beyanına gelince; davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle davacıların süresinde takibe itirazda bulunmadıkları, gecikmiş itirazlarının ise kabul edilmediği, davalı şirket temsilcisi tarafından mal beyanında bulunmamak suçundan yapılan şikayet üzerine davacı …’ın kızı olan diğer davacı …’ın 9.4.2003 tarihinde İcra Ceza Hakimliğince 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 18.12.2003 tarihinde davacı …’ın İcra Müdürlüğünde, “Ben borcumun bakiyesi için maaşımdan her … 250.000.000 TL kesilmesine muvafakat ediyorum.” şeklinde, aynı tarihte alacaklı vekilinin de “…borçlu Perihan’dan 4.12.2003 tarihli makbuz karşılığı borcun 7.000.000.000 TL’lik kısmı tahsil edilmiştir.” şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmakta olup, mahkemece davacılardan …’ın İcra Müdürlüğünde vermiş olduğu az yukarda açıklanan 18.12.2003 tarihli beyanı, akdi ilişkinin ve borcun kabulü anlamında değerlendirilerek davacı …’ın açmış olduğu davanın reddine karar verilmişse de, adı geçen davacının bu beyanı, icra baskısı altında verilmiş olduğundan davacıyı bağlayıcı nitelikte hukuki sonuç doğurmaz. Dolayısıyla davacının borcu kabullendiğini söylemek de mümkün değildir. O halde davada ispat yükü kendisine düşen davalı alacaklı, alacağını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki davalı cevap dilekçesinde “vs deliller demek suretiyle “yemin” deliline de dayandığından bu konuda adı geçen davacıya yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, icra baskısı altında verilmiş olan bayana itibar edilerek eksik inceleme ile davacı … tarafında açılan davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. Bent gereğince davacılardan … ile davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı … yararına BOZULMASINA, 1.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.