YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5547
KARAR NO : 2007/11203
KARAR TARİHİ : 27.09.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile aralarında konut kredisi kullanma konusunda sözleşme düzenlendiğini ipotek tesis edilmeden satıcının vazgeçmesi nedeniyle konutu alamadığını, tahsis edilen kredinin iadesi sırasında davalının kredinin vadesiz mevduat hesabına aktarıldığı ve sözleşme koşulları gerekçesi ile kendisinden haksız olarak para tahsil ettiğini ileri sürerek haksız tahsil edilen 8.567.00 YTL’nin yasal faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yasa ve sözleşme hükümlerine uygun davranıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen konut kredisi sözleşmesinin başvuru formunda “Başvurumun uygun bulunarak kredinin kullandırılması yada başvuruma rağmen krediyi kullanmaktan vazgeçmem halinde bankanın ilan etmiş olduğu kredi talep ve tahsis üretini ve ekspertiz yapılması durumunda başvurumun reddedilmesi halinde bile ekspertiz ücretini ödemeyi kabul beyan ve taahhüt ederim.” hükmüne yer verilmiştir. Başvuru formu hem davalı banka yetkilisi hem 2007/5547-11203
davacı tarafından imzalanmış, davacı imza inkarında bulunmamıştır. Davacının bu beyan ve taahhüdü kendisini bağlar. Oysa bilirkişi kredi kullandırma ücreti ile bunun BSMV’si ile ilgili sözleşmede hüküm olmaması ve davalı bankaca bahsedilen ekspertiz ücretinin hesap hareketleri arasında tahakkukunun yer almadığından söz ederek hesaplamada nazara almadan raporunu düzenlemiştir. Davalı banka tarafından başvuru formundaki bu açık beyanın gözardı edildiği açıklanarak rapora itiraz edilmiştir. Bu haliyle bilirkişi raporu hükme dayanak yapılamaz. Mahkemece başvuru formundaki bu kararlaştırma dikkate alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 27.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.