Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/8034 E. 2007/12669 K. 01.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8034
KARAR NO : 2007/12669
KARAR TARİHİ : 01.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile yapılan 13.4.2005 tarihli hizmet sözleşmesi gereği edimlerini yerine getirdiğini, aylık faturaların gönderildiğini, asıl alacağın tahsil edildiğini ancak sözleşmede ve şartnamede olmasına rağmen fiyat farkı bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek fyiat farkı ile KDV toplamı 103.124,35 YTl nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, ihalede fiyat farkı ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını, faturada fiyat farkı talebi olmasına rağmen bunun kendilerince ödenmediğini, ve asıl alacağın itirazsız tahsil edilmiş olması nedeniyle bu duruma zımnen muvafakat edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hizmet işleri genel şartnamesinin 42. ve 10. maddesi gereğince hak edişlerin ihtirazi kayıtla imzalanmadığına ve hak ediş raporlarındaki düzeltmelere 10 gün içinde itirazda bulunulmadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 13.4.2005 tarihli sözleşmenin 15.2 maddesi ve idari şartnamenin 48.1 maddesi hükmü uyarınca davacıya fiyat farkı ödeneceği kararlaştırılmış olup, bu husus tarafların da kabulündedir.
Davacı tarafından hazırlanan faturalarda fiyat farkının düzenlendiği ve taraflarca imzalanmış olan hak ediş raporlarında da fiyat farkı tutarının belirlenmiş olduğu, ne var ki ödemelerin asıl alacak üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece sözleşme ile ihale dökümanını oluşturan belgeler arasında çelişki olması halinde ihale dökümanındaki hükümlerin esas alınacağına dayanılarak ve terditli olarak hazırlanan 17.9.2006 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş ise de; aslında sözleşme hükümleri ile ihale dökümanı arasında her hangi bir çelişkinin olmadığı, esasen hak ediş raporlarında fiyat farkının düzenlenmiş olduğu, sadece ödemelerde fiyat farkının ödenmediği gibi, ödemelerin davacının banka hesabına gecikmeli olarak yatırılması halinde ihtirazi kayıtla tahsilinin mümkün olmadığı, ayrıca davacı tarafından fiyat farkının ödenmesi amacı ile davalıya verildiği bildirilen 3.6.2005 ve 6.10.2005 tarihli dilekçeler nedeniyle davacının yapılan tahakkuku zımnen kabul edilmiş sayılmasının da mümkün olmadığı gözetilerek, Mahkemece sözleşme ve şartname hükümleri gereğince davacının fiyat farkı talebine hakkı bulunduğunun kabulü ile davacının talep edebileceği fiyat farkı bedelinin bilirkişiden alınacak rapor ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 13,10 YTL peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.