Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/17513 E. 2012/13654 K. 15.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17513
KARAR NO : 2012/13654
KARAR TARİHİ : 15.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının görev ve sorumluluğunda olan işlerin sürekli hatırlatılmasına rağmen işlerini ihmal ettiğini, davacıya 20.06.2007, 03.11.2009 ve 05.01.2010 tarihlerinde yazılı ihtarda bulunulduğunu, davacının görev ve sorumluluklarını yerine getirmede ciddi hatalar yaptığını ve müvekkili şirketi ticari risklere soktuğunu, davacıya müteakip defalar sözlü uyarılarda bulunulduğunu, son olarak 04.02.2010 tarihinde sorumlu olduğu bayilerin okul iskontolarını farklı kanallar için kullandığını bildiği halde bu duruma göz yumduğunu ve amirlerine bilgi vermediğinin tespit edildiğini, davacının fesih bildirimini tebellüğ etmeden imtina ettiğini, bu sebeple feshin noter kanalı aracılığı ile davacıya yapıldığını, feshin haklı ve geçerli sebebe dayandığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fesihnamede belirtilen fesih bildiriminde dayanılan sebeplerden iskonto işlemlerinde usulsüzlüğün işverene bildirilmemesi sebebi dışındaki daha önceki ihtar ve tutanaklara konu edilen hususların davacının görev alanına dahil olmayan davalı şirket tarafından yeterli personelden oluşan bir organizasyon kurulmamış olması satış noktası sayısının çokluğuna karşın eleman yetersizliği, bayi ile satış noktaları arasındaki ilişkiler, satış noktalarının tercihleri, satış işleminin dış faktörlere olan bağlılığı gibi davacıya bağlı olmayan sebeplerden kaynaklandığı, dolayısıyla bu hususların geçerli fesih sebebi teşkil etmediği, davacının savunma yazısında kabul ettiği sadakat yükümlülüğünü ihlal eden bayi usulsüzlüğünü fark etmesine rağmen bildirmeme şeklindeki davranışın işveren tarafından da haklı bir fesih sebebi olarak kabul edilmediği, bu ihmali davranış sonucu davacı işçinin herhangi bir menfaat elde etmediği, davacıya daha önceden bu konuda herhangi bir ihtar verilmediği, yükümlülük ihlalinin ortaya çıkış şekli ve ihlalin derecesi dikkate alındığında ölçülülük ilkesi gereği davacıya ciddi bir uyarı ve açıkça ortaya konan kusurlu davranışını tekrarlaması halinde aleyhine sonuçlar doğacağı ihtarını içeren bir ihtar verilmesi ölçülülük ilkesine uygun düşeceği kabul edildiği, daha önceden işçiye uyarı verilmeksizin doğrudan doğruya davacı işçinin iş sözleşmesinin feshi yoluna başvurulmuş olması ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının 20.06.2007 tarihnde satış kaybına sebebiyet verdiğinden uyarıldığı, 03.11.2009 tarihinde ekipmanların kontrolünü ve yerleşimi sağlama görevini ihmal ettiği, dolapların bayi depo stoğuna zamanında gönderilmemesi sebebiyle işini gerekiği gibi yapmadığından uyarıldığı, 05.01.2010 tarihinde yapmakla yükümlü olduğu iş görme borcuna gereken önemi vermediği ve işyerinde işin düzenle yürütülme ilkesine ve gereğine aykırı davranışlarından uyarıldığı anlaşılmaktadır. Mahkeme gerekçesi isabetli bulunmamıştır. Davacının süregelen davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde geçerli sebep oluşturacak nitelikte olduğu kabul edilmelidir. Işverence yapılan fesih bu itibarla geçerli sebebe dayandığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddi yerine kabülü hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 832,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 15.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.