Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/158 E. 2007/4567 K. 02.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/158
KARAR NO : 2007/4567
KARAR TARİHİ : 02.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki katılım payı iadesi, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalıya ait un değirmenine ortak olduğunu, 2000 ve 2001 yılları dışında kendisine kar payı verilmediğini, daha sonra davalının tesisi üçüncü kişiye sattığını öne sürerek, ortaklığa koyduğu sermaye olan 24.004 İsviçre Frangının TL karşılığı olan 25.300 YTL’nin ve ödenmeyen kar payına karşılık 5.000 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki tarihsiz ortaklık sözleşmesi gereğince, davacı ve davalı un değirmeni ve Lastik bayiliği konusunda ortaklık yapmışlardır. Davacı un değirmenindeki ortaklık nedeniyle, bu davayı açmıştır. Ortaklık sözleşmesinde un değirmeni ile binanın mülkiyetinin davalıya ait olduğu ve içindeki demirbaşlarla birlikte toplam değerinin 48.000 İsviçre frangı olduğu belirtildikten sonra, her iki ortağın 1/2 hisseye sahip olduğu ve bu rakamın 1/2’sini ayni ve nakdi olarak ortaklığa koydukları, yönetici ortağın da davalı olduğu belirtilmiştir. Davacının 22.6.1998 tarihinde 24.004 İsviçre frangını davalı hesabına yatırdığı, dosyadaki İş Bankası dekontundan anlaşılmaktadır. Böylece davacı demirbaşlar ve bina da dahil olmak üzere un değirmenini işletmesine ortak olmuştur. Davacı, 2003 yılının Şubat ayında davalının tesisi üçüncü bir şahsa sattığını, böylece fiilen ortaklığın son bulduğunu belirtmiştir. Davalı ise, ortaklığın sona erdiğini ve tasfiyenin de yapıldığını 2007/158-4567
savunarak, buna ilişkin 11.11.2001 tarihli protokolü ve senetleri ibraz etmiş ise de, bu protokol ile Lastik bayiliğine ilişkin adi ortaklığın sona erdiği anlaşıldığı gibi, ibraz edilen ve davalı tarafından davacıya ödenen senetlerin de, dava konusu ortaklığa ilişkin olmadığı, davacı tarafından belirtilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, dava tarihine kadar ödenmeyen kar payı ile birlikte, dava konusu ortaklığa koyduğu sermaye yi de talep etmiştir. Şu halde davacının kar payından, ayrı olarak, fiilen sona ermiş adi ortaklığın tasfiyesini de istediğini, kabul etmek gerekir.
Adi ortaklığın tasfiyesinin bizzat Mahkemece yapılması gerekir. Davalı yönetici ortaktır. Bu nedenle BK’nun 530/2 maddesi gereğince hesap verme yükümlülüğü vardır. İşletmenin üçüncü kişiye satılması nedeniyle ortaklığın fiilen sona erdiği tarih saptanmalı, ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle aktif ve pasif belirlenmeli, idareci ortak olan davalıdan ortaklık hesabını görterir hesap istenmeli verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflardan delilleri sorularak toplanmalıdır. Ortaklardan herbirinin şirket için yaptığı masraf ve şirkete verdiği avanslar ile koydukları sermayeler iade olunduktan sonra bir şey kalırsa, bu kalanın kar olarak taraflar arasında taksimi gerekir.
Bu arada davacı dava dilekçcesinde, kendisine 2000 yılı için 4000 mark, 2001 yılı için de 6730 mark ödendiğini kabul etmiş olduğundan, davacının bu kabulü de kar payının hesaplanmasında dikkate alınmalıdır. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 2.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.