YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15575
KARAR NO : 2007/3945
KARAR TARİHİ : 21.03.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili … … … ile davalı vekili … … … Mis gelmiş duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 20.1.2000 tarihinde devre mülk satış sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca 39.000 Dm ödemede bulunduğunu,ancak sözleşmenin 10. maddesinden yararlanarak sözleşmeyi fesh ettiğini davalıya bildirdiği halde paranın iade edilmediğini,belirterek 300000 dm nin asıl alacak ile sözleşme gereği %30 kar payı olan 90000 dm nın tahsili için yaptığı icra takibine de davalının itiraz ettiğini … sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin toplam 15.397,58 EURO üzerinden devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden %40icra inkar tazminatı talebinin reddine,15.338,76 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde öngörülen faiz oranının uygulanmasına karar verilmiş ; Hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2006/15575-2007/3945
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı tarafın tüm temyiz itirazlarının, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; İİK.nun 67/2 maddesi hükmü uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için icra takibinde alacaklının haklı çıkması ve alacağın likit ve muayyen olması gerekir. Borçlu tek başına ne kadar borçlu olduğunu bilebilecek durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Borçlunun kötüniyetli olması şart değildir. Bu durumda icra takip tarihindeki ana para olarak belirlenen … Lirası alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu istemin reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2.bendindeki “alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminat talebinin reddine” cümlesinin çıkartılarak, yerine aynen “hükmedilen 15.338,76 euro asıl alacağın takip tarihindeki … lirası karşılığının %40.ı oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak, davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 1.014.500 YTL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 21.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.