YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4491
KARAR NO : 2007/7825
KARAR TARİHİ : 01.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalılardan 23.8.1990 tarihli sözleşme ile üç ayrı parseli boş tarla niteliğinde ve 10 yıl süreyle kiraladıklarını, metruk halde bulunan yeri ıslah ederek halı sahası idare binası, soyunma odaları gibi eklentiler yaptıklarını, sözleşmeye göre tahliye halinde yapılan tesislerin bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, aleyhlerine tahliye davası açıldığını ileri sürerek, şimdilik 20.000.000.000 TL’nin, birleşen dava ile de 73.996.000.000 TL’nin tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, 10 yıllık kira süresinin dolduğunu, basit nitelikteki yapı ve eklentilerin geçici ruhsat ile yapıldığını, her an yıkılabileceğini, talebin haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna nazaran asıl ve birleşen davada toplam 71.990.800.000 TL’nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava boş tarla niteliğinde kiralanan taşınmazlar üzerine inşa edilen tesislerin bedelinin tahsiline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve fiili durum karşısında davacıların böyle bir bedeli isteyip isteyemecekleri hususunda toplanmaktadır. 1.1.1990 tarihli sözleşme ile davacılar boş tarla olarak taşınmazları halı saha, kafeterya ve çay bahçesi olarak kullanmak amacı ile ve 10 yıl süreyle kiraladıkları, taşınmazlar üzerine davacılar tarafından bir takım tesis ve eklentilerinin yapılarak işletildiği, 2007/4491-7825
15.1.2002 tarihinde açılan dava sonunda da davacıların taşınmazdan tahliyesine karar verilerek kararın kesinleştiği ihtilafsızdır. Anılan kira sözleşmesinin 2. maddesinde; “bu arsaların üzerine kiracıların yapmış olduğu halı saha, kafetarya, çay ocağı, sözleşme bitiminden sonra kiracılar tahliye etmek istenirse gayrimenkullerin bedeli kiracı-mal sahipleri arasında anlaşmayla belirlenecektir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Taşınmazların üzerine inşa edilen tesislerin davalıların bilgi ve muvafakatı ile yapıldığı açık ve belirgindir. Ne var ki, dava konusu yapılar inşa edilirken, ilgili belediye söz konusu yerin imar planında yeşil … ve yol olduğunu, imar uygulaması, yapıldığında ve yapıların yıkılması durumunda bedel istenmeyeceği … ile geçici ruhsat vermiştir. İmar planında yol ve yeşil … olarak belirlenen yerlere geçici ruhsat ile ve şartlı olarak bina inşa edilmiştir. Taşınmaz malikleri davacıların taahhüdü nedeniyle yıkım halinde hiç bir bedel talep edemeyeceklerdir. Öyle olunca, davacılar tarafından inşa edilen yapıların sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen nitelikte yapılar olmadığının kabulü gerekir. Geçici ruhsat ile inşa erdilen kalıcı ruhsat verilmesi mümkün olmayan ve davacıların taahhüdü sebebiyle yıkım halinde hiç bir bedel alamayacak olan davalıların sebepsiz zenginleş- melerinden de söz edilemez. Bu durumda mahkemece, davacıların sadece asgari levazım değerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Öte yandan bir an davacıların inşa olunan yapı bedellirini isteyebileceği düşünülse dahi bunların yapım tarihindeki bedellerine hükmedilmesi gerekirken dava tarihindeki rayiç değerin hüküm altına alınması da isabetsiz olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 1.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.