YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1737
KARAR NO : 2007/5974
KARAR TARİHİ : 01.05.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … diğer davalı … ve davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, murisleri … ‘ın davalılardan … ve onun dava dışı kardeşinden bir bina satın aldığını, satış bedelini ödeyip, karşılığında ibraname aldığını, buna rağmen davalıların anılan taşınmazın satışından dolayı ellerinde her biri 12.500.000.000 TL meblağlı iki adet senet bulunduğunu ve senetlerden birinin davalılardan …’a ciro edildiğini beyan ettiklerini her iki senetteki imzanın da sahte olduğunu ileri sürerek borçsuzluğun tespitine karar verilmesini istemişler, birleşen davalarında da davalılardan …’ın elindeki 9.10.1997 vade tarihli diğer senedi davalı …’ye Ciro ettiğini, onuda takibe koyduğunu ileri sürerek, borçsuzluğun tespitine, takibin iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Raporuna göre her iki senetteki imzanın sahte olduğu gerekçe gösterilerek her iki davanın da kabulüne, davalılardan …’ın temyizi üzerine Dairemizce usül yönünden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bu kez asıl davanın kabulüne, inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen dava, davalılardan … yönünden mükerrer olarak açıldığından bahisle …’a yönelik olarak ikinci kez açılan davanın reddine, diğer birleşen davanın davalısı …’e karşı açılan davanın kabulüne, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılardan … ile diğer davalı … ile davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılardan … ‘ın tüm, diğer davacılar ve davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılardan … davasını takip etmediği için 16.4.2002 günlü oturumda davası işlemden kaldırılmış, adı geçen davacı bu tarihten sonra da yasal süresi içerisinde davasını yenilemiş değildir. Hal böyle olunca bu davacı yönünden HUMK 193 maddesi hükmünce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu davacının da davasının kısmen kubulüne karar verilmiş olması usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Birleşen davanın davalılara yasal 10 günlük cevap süresi içerisinde derdestlik itirazında bulunmuş değillerdir. Davacının aynı hukuki sebebe dayanarak aynı davalı hakkında ilk dava kesinleşmeden önce ikinci bir davayı açmasını engelleyen herhangi bir yasal düzenlemede yoktur. Mahkemece 13.4.2005 gününde verilen ilk kararda davalılardan … hakkındaki birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen bu kez reddine karar verilmiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacılardan … ‘ün tüm, diğer davacı ve davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle de davacılar yararına temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı … ile davalı …’a iadesine, 1.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.