YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9835
KARAR NO : 2010/10294
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 18.02.2005 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek ek davayla birlikte 5.506,22.- TL maddi, 6.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne ve taktiren 3.000,00.- YTL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
% 6,1 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, iş kazasında % 50 ve davalının ise % 50 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi, Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler doğrultusunda davacı yararına 5.000,00-TL manevi tazminat yerine 3.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi, ayrıca davacı vekilince dava dilekçesinde manevi tazminat miktarı için de kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında manevi tazminat miktarına dava tarihinden yasal faiz işletilmesi hüküm fıkrasında davalıdan tahsiline karar verilen yargılama gideri miktarının belirtilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulüyle; 5.506,22.-TL maddi tazminatın ve taktiren 5.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.02.2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen;
a- Davacı yararına hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden 1.260,74.-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b- Davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3- Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 334,90.-TL yargılama giderinden takdiren 304,00.-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 567,33.-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 168,00.-TL’nin indirimi ile kalan 399,33.-TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
5- Davacı tarafça yatırılan 168,00- TL. nisbi harç ile 29,60.- TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 197,60.-TL. harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.