Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/13900 E. 2007/711 K. 29.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13900
KARAR NO : 2007/711
KARAR TARİHİ : 29.01.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nin duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili olduğunu, aralarında 13.7.2000 tarihli ücret sözleşmesi düzenlendiğini … ve Dikmen Telekom Müdürlüğü’nün alacaklı olduğu 3817 adet dosyayı davalı avukatı olarak takibe koyduğunu, 507 adedinin tamamen alacağın tahsil edilerek sonuçlandırıldığını, 2243 adedinin adres tesbit edilememesi nedeni ile iade edildiğini, 1067 adedinin ise tahsilat aşamasında iken, sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı ve haklı bir nedene dayanmaksızın 17.5.2003 tarihinde feshedildiğini, ve bu dosyaları da 14.7.2003 tarihinde iade etmek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak, vekalet sözleşmesinden … 1.000 YTL, karşı tarafa yüklenecek ücretten 1.000 YTL. ile 100 YTL. harcirrah ücretinin temerrüt tarihi olan 21.7.2003 den itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile de toplam 49.653 YTL.nın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, aralarındaki sözleşmenin 3. maddesi hükmüne göre, 1 ay önceden ihbar yapılarak süreli olan sözleşmenin yenilenmediğinin davacıya bildirildiğini, davacının iade ettiği dosyaları gereği gibi takip etmediğinden ücrete hak kazanmadığını, yeni dönem için sözleşme yapmak için bir müracaatının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davacının hak ettiği 49.653 YTL.nın 14.7.2003 olan temerrüt tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyada bulunan ve taraflar arasında düzenlenen 13.7.2000 tarihli “vekalet sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin, 3. maddesinin 1. fıkrasında sözleşmenin süresinin bir yıl olduğu, taraflar sözleşme bitiminden bir ay önce yazılı olarak fesih ihbarında bulunmadığı takdirde aynı koşullarla sözleşmenin bir yıl uzayacağı, 3. maddenin 2. fıkrasında taraflarca her zaman yazılı ihbar tarihinden itibaren bir ay sonra geçerli olmak üzere sözleşmenin fesih edilebileceği, 3. maddenin son fıkrasında sözleşmenin feshi halinde ücretin 4. maddeye göre belirleneceği kararlaştırılmıştır. Ücretin belirlendiği, sözleşmenin 4. maddesinin 1. fıkrasında, yapılacak takiplerde ve bu takiplere bağlı olarak açılan davalarda, karşı taraftan tahsili gereken avukatlık ücretinin avukata ait olacağı, bu ücretin asıl alacağın tüm ferileriyle tamamen tahsili halinde ödeneceği, 4. maddenin 2. fıkrasında, borçlu adresinin tesbit edilememesi ve icra merciinin adres tesbiti yapılamadığına ilişkin yazısı ile birlikte dosyanın iadesi halinde, avukata takibe konu meblağın %1’nin ücret olarak ödeneceği, 4. maddesinin 3. fıkrasında, kısmi tahsilat halinde ve borçlu adresi tesbit edilemeyen ve bakiye alacağın tahsili mümkün olmayan hallerde yapılan tahsilat miktarına isabet eden oranda ve ayrıca tahsilatı mümkün olmayan kısım üzerinden %1 oranında, 4. maddenin 4 ve 5. fıkralarında, alacağın hiç tahsili kabil olmadığı takdirde %1 oranında, avukatın icra takibinden önce tahsilatı sağlaması halinde icra vekalet ücretine tekabül eden miktarda, 4. maddenin 6. fıkrasında, alacağın tahsilinin yapıldığı süreye göre avukata %3-2 oranında prim ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Yine dosyada bulunan, davalı tarafından davacıya gönderilen 16.5.2003 tarihli ihtarla, sözleşmenin 3/1 maddesine göre 1 aylık feshi ihbar süresinin sonunda sözleşmenin yenilenmeyerek sona erdirileceği ve fesih edileceği bildirilmiştir.
Mahkemece, Avukatlık Kanunu’nun 163/4 maddesine göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında vekalet ücretinin kararlaştırılamayacağı gözetilerek, davacının takip ettiği 544 adet dosya için 4.12.2001 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 49.653 YTL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı, davacı avukatın ücret talep ettiği dosyalarda gereği gibi görevini ifa etmediği ve ihmal gösterdiğinden bahisle, görevi ihmal suçundan Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında davanın bulunduğunu, yine aynı dosyalardaki ihmali nedeni ile şirketi zarara uğrattığından aleyhine sözleşmenin 11. maddesine göre tazminat davası açtıklarını ileri sürmüştür.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme hizmet-hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleşme olup geçerlidir. Sözleşme ile belirlenen ücretin, Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesinde belirtilen anlamda ve asgari ücret tarifesi altında ücret olduğu kabul edilemez. Taraflar arasındaki ihtilafın, tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları ve geçerli olan bu sözleşmenin hükümlerine göre çözümü gerekir. Sözleşmenin 3. maddesi ile sözleşme süresinin bitiminden bir ay önce veya her zaman bir ay sonra hüküm ifade etmek üzere, tarafların yazılı ihbarla sözleşmeye son verebilecekleri kararlaştırıldığına göre, davalının sözleşme … tarihinden önce, 16.5.2003 tarihinde gönderdiği ihtarla sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirmesi, haksız fesih sayılamayacağı gibi, Avukatlık Kanununun 174. maddesi anlamında haksız azilin sonuçlarını doğuran bir fesih de değildir. Olayda bu nedenle Avukatlık Kanununun 174. maddesi hükmünün uygulanması düşünülemez. Ancak feshin haksız olmaması davacının fesih tarihi itibariyle hiçbir ücret isteyemeyeceği anlamına da gelmez. Öyle olunca davacının, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, sözleşmenin 3. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, yine sözleşmenin 4. maddesi gereğince ücret istemeye … vardır. Sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, davacının tahsilatla sonuçlandırdığı veya henüz tahsilatla sonuçlanmayan, ancak tahsilatı mümkün hale gelen veya tahsilatı mümkün hale geldiği ve tahsilat yapılabileceği kabul edilebilecek dosyaları ile, tahsilat yapılması mümkün olmayacağı anlaşılan dosyalardan dolayı davacının sözleşmenin 4. maddesine göre ücret isteyebileceğinin kabulü gerekir. Sözleşmenin sona erdirildiği tarih itibariyle sonuçlanmayan ve devam edip sonucunun ne olacağı belli olmayan dosyalardan dolayı da davacının sarfettiği emek ve mesaisi nazara alınarak, sözleşmenin 4. maddesine göre isteyebileceği ücret baz alınarak ve bu miktarın altında olmamak üzere hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak, uygun bir miktarı ücret olarak isteyebileceğinin kabulü gerekir. Ancak, davacı hakkında ücret talep ettiği dosyalar açısından görevi ihmal suçundan ceza mahkemesinde dava bulunduğu bildirildiğine göre, mahkemece bu dosya celbedilerek davacının ücret talep ettiği icra dosyalarının ceza dosyasının konusunu oluşturan dosyalarla aynı olup olmadığı araştırılmalı, aynı dosyalar açısından ceza dosyasının sonucuna göre yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerine göre hak edebileceği ücret belirlenmeli ve yine davalının karşı dava olarak açtığı dava dosyası da getirtilerek, talep konusu aynı olan dosyalar var ise, irtibat bulunduğu gözetilerek, yargılamanın aynı dosya üzerinden yürütülmesi açısından birleştirme konusu üzerinde durulmalı ve yukarıda açıklanan tüm hususlar birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Aksi düşüncelerle, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 29.1.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.