Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5641 E. 2007/9627 K. 05.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5641
KARAR NO : 2007/9627
KARAR TARİHİ : 05.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile düzenlediği 1.6.1996 tarihli hukuk danışmanlığı sözleşmesinin sona erme tarihinden en az iki … evvel ihbarda bulunularak feshedilmemesi nedeniyle kendiliğinden uzamış olmasına rağmen davalının 13.6.2005 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, feshin süresinde olmadığı gibi haksız bulunduğunu ileri sürerek süre sonuna kadar olan 30.000 dolar ücretinin ödenmesi için başlattığı icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının görevini ifa ederken ihmalkar davrandığını, ek ücret sözleşmeleri ile talepte bulunduğunu, fesih tarihinden sonra verilen bir danışmanlık hizmeti bulunmadığından davacının sözleşmede yazılı ücreti isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının hizmet aktine dayalı olarak çalıştığı, bu durumda … mahkemesinin görevli olacağından bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen hukuk danışmanlığı sözleşmesinin hizmet akti niteliğinde bulunduğundan bahisle … mahkemesinin görevli olduğu açıklanarak karar verilmiş ise de taraflarca böyle bir iddiada bulunulmamıştır. 1.6.1996 tarihli sözleşmenin konusu davacı avukat tarafından davalı şirkete hukuk danışmanlığı hizmeti verilmesi olup sözleşmenin 4. maddesinde avukatın üçüncü kişilere de hukuk danışmanlığı hizmeti verme hakkı ve serbestisine sahip olduğu vurgulanmış olup dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacı avukatın kendi bürosunda
çalıştığı, mekan olarak da davalıya bağımlı olmadığı görülmektedir. Hizmet aktinin esaslı unsurlarından olan, işverene bağlılık, tüm mesainin davalıya hasredilmesi, işverenin emir ve talimatı altında işin görülmesi şartlarının somut olayda bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akti olmadığı açıktır. Mahkemece işin esasının incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.