YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16045
KARAR NO : 2012/23888
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalı iş yerinde 01/08/1985 tarihinden 29/12/2011 tarihine kadar çalışan davacının 2011 yılı Ocak ayı başından itibaren 112 gün rapor aldığından bahisle iş sözleşmesinin feshedildiğini, gerçekte ise sendikal nedenlerden ve mesai saatleri haricindeki sendikal mücadelesinden dolayı feshedildiğini, 30/12/2011 tarihinde yapılan yazılı fesih bildiriminin haklı veya geçerli nedenlere dayanmadığını … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken sendikal tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 112 gün raporlu olması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/I-son bendi gereğince feshedildiğini, iki sendika ile ilgili davalı şirket işçileri arasında 2010 yılı Mayıs ayından itibaren yaşanan yetki sürecinin 03/09/2010 tarihi itibari ile son bulduğunu, yetki tespitine itiraz üzerine başlayan yargı sürecinin ise devam ettiğini, sendikal nedenle feshin söz konusu olmadığını, aynı durumda olan işçilerin iş sözleşmesinin ayrım yapılmaksızın feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin feshinin davalı işveren tarafından yazılı yapılmadığı, sendikal nedenlerle feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, fesih sebebine ve davacının kıdemine göre işe başlatmama tazminat miktarının 12 aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin işveren tarafından sağlık sebebi ile feshedilmesi İş Kanunu’nda öncelikle haklı sebeple fesih kapsamında ele alınmıştır (4857 sayılı Kanun’un 25/I. maddesi). İşçinin sağlık sorunları sonucu ortaya çıkan yetersizliği ya da davranışı sözkonusu olduğu hallerde ise bu durum iş sözleşmesinin feshinde geçerli sebep oluşturur.
Nitekim, 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinde genel olarak yetersizlikten geçerli sebep olarak söz edilmiş ve aynı maddenin gerekçesinde örnek kabilinden sayılan “sık sık hastalanma; çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını Devamlı olarak etkileyen hastalık, işçinin yetersizliğinden kaynaklanan sebepler arasında belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedileceği düzenlenmiş olduğundan bu sebeplerin İş Kanunu’nun 25. maddesinde belirtilen bildirimsiz fesih için öngörülen haklı sebepler niteliğinde olmamasına rağmen işin yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerden olduklarında, iş sözleşmesinin feshinde geçerli sebep olarak kabul edilebilecektir. Bu bağlamda, işçinin hastalığı nedeni ile devamsızlığının uzaması sonucu işletmenin işleyişi ve işin yürütümü olumsuz etkilenmekte, işyerinde organizasyon sorunu yaşanmakta ve hastalığı nedeniyle çalışamayan işçi yerine başka bir işçi istihdam etme zorunluğu ortaya çıkmakta ise fesih için geçerli sebep oluştuğu kabul edilebilir. Böyle bir durumda öncelikle, işletmenin niteliği ve büyüklüğü, işçinin görev ve yetkileri, devamsızlığının uzunluğu, çalışma koşulları, iş güvenliği, işyeri ortamı gibi faktörler dikkate alınır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının 2011 yılı Ocak ayı başından, fesih bildirim tarihine kadar 112 gün rapor alması, İş Kanunu’nun 25/1-a maddesinde belirtilen bir yılda ihbar önelini 6 hafta aşan sürede raporlu olarak işe gelememesi nedeni ile iş sözleşmesinin sona erdirilmesini içerir yazılı fesih bildiriminin 28/12/2011 tarihinde yapıldığı, davacının da noter kanalıyla davalı işverene gönderdiği 02/01/2012 tarihli ihtarnamesinde yapılan fesih bildiriminin iptalini istediği anlaşılmaktadır.
Dairemizce de, davalı işyerinde 2010 yılında Haziran ayından itibaren iş sözleşmeleri sona erdirilen sözkonusu işçilere ilişkin işe iade davaları sonucu temyiz incelemesi için gelen dosyalarda, feshin sendikal nedenle yapıldığı kabul edilmiştir
Somut olayda, davalı şirketin üretim sürecindeki girdiler başlıca demir, … ve kömür olması nedeni ile yoğun kimyasal maddeler, yüksek ısı, gürültü, titreşim, radyasyon barındıran kapalı yerlerinin, iş sağlığı ve güvenliği bakımından ağır ve tehlikeli işleri içeren haddehane ve atölyelerinin olduğu, davalı işyerinde işçilerin sık sık istirahat ve sağlık raporları aldıkları, davacının iş sözleşmesinin ise davalı işveren tarafından son 1 yıl içinde birçok kez hastalığı nedeni ile raporlu olduğu sürenin ihbar önelini altı haftalık süreyi aştığından bahisle yazılı fesih bildirimi ile 4857 sayılı Kanun’u 25/I- son uyarınca feshedildiği, davalı işverenin bu tutumunun sendika üyesi olan çoğunluğu etkilediğine ve davalı işyerinde bir kısım işçilerin sendikal nedenle iş sözleşmelerinin feshedildiği 2010 yılı Haziran ayından davacının iş sözleşmesinin feshedildiği 2011 yılı Aralık ayına kadar geçen süreçte işverenin fesih hakkını sendikal hak ve özgürlüklerden yararlanmayı engellemek amacı ile kötüye kullandığına yönelik iddiayı doğrulayacak yeterli ve inandırıcı delilin ibraz
edilmediği, hastalık nedenine dayanılarak ya da sağlık veya istirahat raporlarından bahisle farklı sendikalara üye iş sözleşmeleri davalı işveren tarafından feshedilen işçilerin bulunduğu ve feshin sendikal nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Sık sık hastalanan ve rapor alan davacı işçinin iş görme edimini yerine getirmemesi nedeni ile bu yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara … açacağı sabittir. Davacının kesintisiz raporlu sürenin bekleme süresini aşmayacak şekilde aralıklarla sık sık raporlar alması, işyerinde yürütülen işin sürekliliği, üretimin devam etmesi zorunluluğu ve sağlık konularında işyerinde uygulanan prosedür dikkate alındığında, işyerinde olumsuzluklara … açacağı, işin yürütümünü bozacağı açıktır. Başka bir deyimle alınan raporlardan dolayı işverenin davacının yerine başka eleman temin etmek durumuyla karşı karşıya kalacağı ve önceden oluşturulmuş çalışma programlarının aksayacağının kabul edilmesi gerekir. İşverence bu durum gözetilerek yapılmış olan fesih geçerli sebebe dayanmaktadır. Bu nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 87,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 31/10/2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkeme kararının onanması gerekir. O nedenle sayın çoğunluğun mahkeme kararının bozulması görüşüne katılamıyorum.31.10.2012