Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10763 E. 2009/14928 K. 15.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10763
KARAR NO : 2009/14928
KARAR TARİHİ : 15.12.2009

… vekili avukat … ile 1-… Esnaf ve Sanatkarlar Od. Birl. Vekili avukat . 2-. Miras. … aralarındaki dava hakkında … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.5.2008 gün ve 65-162 sayılı hükmün Dairemizin 12.5.2009 tarih ve 2008/13820-2009/6444 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı kanunun 442 maddesi hükmünce 170,00 (Yüzyetmiş) TL para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 15.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen paranın tahsiline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılardan .’e ait bulunan 334 adet dükkanın satılması amacıyla yapılan duyuru sonucu davacının 139,190 ve 191 nolu dükkanları almak için davalılardan . ile sözleşme yapması ve satış bedelini de .’ a ödemesi karşısında bu ödemeden diğer davalı …’ sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir. Davacı, eldeki bu davasında 11.7.2003 tarihli sözleşmeye, satış protokolüne, Emniyet Müdürlüğünün 13.1.2005 günlü yazısına ve . Yönetim Kurulu’nun 7.2.2005 tarihli toplantısında alınan karara dayanmıştır. Uyuşmazlığın aydınlığa kavuşması için özellikle davalı .’ e ait taşınmazların üçüncü kişilere satılması hususunda davalılar arasında düzenlenen protokol hükümleri ile yine protokol hükümlerinin fiiliyata geçirilmesine yönelik işlemlerin dikkat ile incelenmesi gerekir. Gerçekten de; Davalı . ile… arasında düzenlenen 11.7.2003 günlü imzalanan sözleşmenin 5.maddesinde, “… tarafından ekli listede verilen 334 adet dükkanın bedeli tamamen yatırıldıktan sonra ve hiçbir borcu kalmadıktan sonra tapuları derhal ve ödeme gününü müteakip (7) gün içinde verilecektir. Tapuların zamanında verilmemesi halinde … alıcıya uğranılan zarar haricinde tapuları talep edildiği halde verilmeyen dükkanlardan bedeli kadar tazminat ödeyecektir. Ancak şahsından kaynaklanmaya ve olağanüstü şartların oluşması durumunda satıcı tapuların teslimdeki gecikmeden dolayı sorumlu tutulamaz. Ancak … Belediyesi dükkanlar üzerindeki ipoteği kaldırmadığı takdirde … sorumlu tutulmayacaktır.” Denilmiş, sözleşmenin 6. maddesinde ise; “…’ın her ne kadar . alıcı olarak görünüp sözleşme satış vaadi sözleşmesi ise de, aynı zamanda komisyon anlaşmasını da içermekte olup, sözleşme konusu dükkanların 3.şahıslara satışına … komisyoncusu olarak aracılık etmiş olacaktır.” Düzenlemesi karşısında bu sözleşmenin alım-satım ve komisyonculuk sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin alım satım kısmı resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu mahkemenin de kabulündedir. Esasında diğer davalı …’a komisyon ödenmeyeceği de 8.maddede kararlaştırılmıştır. Bu durumda tarafların … iradeleri nazara alındığında bu sözleşmenin temsilcilik sözleşmesi olduğu, davalı …’ın da temsilci sıfatıyla hareket ettiği anlaşılmaktadır. Yine Dosya arasında bulunan davacı ile Davalı … arasında imzalanan 139,190 ve 191 nolu bağımsız bölümlerin satışına ilişkin tarihsiz sözleşme de haricen düzenlendiği ve resim şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Bu sözleşme uyarınca …’ın davacıdan 90.000,00 YTL tahsil ettiği ileri sürülmektedir. Yine dosya arasında bulunan 17.2.2005 tarihli Yönetim Kurulu’nun almış olduğu (3) nolu karar ile Odanın Emniyet’e yazdığı 13.1.10025 günlü yazısında (Davacının satın aldığını ileri sürdüğü bağımsız bölümleri de kapsayan) 51 parsel üzerinde bulunan katlı Pazar yerindeki işyerlerinin satış yetkisinin 11.7.2003-12.5.2004 tarihleri arasında …’a verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere … malik olduğu işyerlerini doğrudan satmamış, davacıyı yönlendirmek suretiyle …’ı temsilcileri olduğu izlenimiyle geçersiz olan satış sözleşmeleri düzenlenmesi suretiyle gerçekleştirmiştir. Bu durumda toplanan delillerle davalı …’un taşınmazların satışı için …’a yetki verdiği verdiği, alıcıların da davalı …’in bir kamu kurumu niteliğinde olması, aralarında düzenlenen sözleşmeler ve Yönetim kurulu kararı ile davalı .’in Oda üyesi ve emlakçılar odası başkanı olması sıfatına da güvenerek ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Esasen, davalı …, taşınmazlarının satılması hususunda diğer davalı …’ a yetki verdiğini, ancak sözleşme süresi sona erdiği halde taşınmaz satışına devam ettiğini gerek, Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 11.05.2005 tarihli şikayet dilekçesinde gerekse, …’a gönderdiği 25.02.2004 tarihli ihtarnamede açık bir şekilde kabul etmiştir. Öte yandan, … çoğunluk tarafından, .’ın yetkisiz olduğu, tahsil ettiği paraları …’e intikal ettirmediği bu durumda …’un sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış ise de, …’ın sattığı 29 adet işyerine ait satış bedelini doğrudan …’e veya …’in borçlu olduğu icra dosyalarına yatırdığı … vekilinin 04.12.2007 tarihli celsedeki beyanından anlaşılmaktadır. Yani böylece .in tahsil yetkisinin olduğu ve benimsendiği açıkça ortadadır. Keza, … beşinci Noterliğinin 16.03.2005 tarih ve 7336 yevmiye nolu işlemi ile tasdik edilmiş … yönetim kurulunun 17.02.2005 tarihli kararında da; 51 parselde bulunan taşınmazların satışı ve resmi dairelerde gerekli işlemleri yapmaya …’ın yetkilendirildiği belirtilmiştir. Tüm bu olgular ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; …’e ait taşınmazların satışı hususunda diğer davalıya yetki verildiği gibi en azından üçüncü kişi olan alıcılar nezdinde böyle bir … oluşturulduğu, Keramettin’n tahsil ettiği bir kısım satış bedellerini intikal ettirmemiş ise bunun davalıların iç sorunu olup, sonucunun davacıya yüklenemeyeceği, davalı Keramettin’nin davacının sunduğu ödeme belgelerine bir itirazda bulunmadığı nazara alındığında mahkemece her iki davalının da sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenlerle ve geçersiz sözleşmeye konu edilen taşınmaz da üçüncü kişilere devredildiğine göre, karar düzeltme isteminin kabulüyle kararın onanması gerekirken, Davalı Sesob’un sorumlu olmayacağına dair bozmaya ilişkin karar düzeltme isteminin reddine dair … çoğunluk kararına katılamıyoruz.