YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15343
KARAR NO : 2012/13443
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalının hiçbir gerekçe göstermeden davacıyı işten çıkardığını … sürerek, feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı, davacı fesihten sonra hiçbir koşul … sürülmeden işe davet edildiği halde gelip başlamadığını davacının işe ide sonucundaki maddi imkanlardan yararlanmak olduğunu … sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işe davet etmiş ise de yargılamada davanın reddini istediğinden kabul hükümleri uygulanmayacağından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde belirtilen iş güvencesi hükümlerinin amacı, işverenin iş sözleşmesini meşru ve makul görülebilecek bir sebep olmaksızın keyfi olarak sone erdirmesinin engellenmesi, dolayısıyla iş ilişkilerinde sürekliliğin sağlanmasıdır. Sözü edilen düzenlemeler, işverene emredici kurallarla bir takım yükümlülükler getirmekle birlikte, işçinin de kanunun bu korumasından yararlanması için dürüstlük kurallarına uygun davranması gerekir. Başka bir anlatımla iş ilişkisinde sürekliliğin sağlanması noktasında işçi de iyiniyet kurallarına uygun olarak kendisinden beklenen davranışları ortaya koymalıdır. Bu sebeple işe iade davasında tarafların hedefi işe başlama ve başlatma olmalıdır.
Somut olayda, yazılı fesih bildirimi olmadan davacının iş sözleşmesinin 18.03.2011 tarihinde sona erdirildiği, davalı işveren fesihten sonra davacıyı hiçbir şart … sürmeden 03.05.2011 tarihli ihbarnamesi ile fesihten önceki görevinde aynı koşullarda tüm mali haklarının devam edeceği ve boşta geçen süre alacağının ödeneceğini bildirilerek işe davet ettiği halde davacının bu davete icabet etmediği anlaşılmaktadır. Davacının işe davete
icabet etmemesi, iş ilişkisinin devamı ile ilgili talebinde samimi olmadığını, nihai hedefinin boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatını almak olduğunu göstermektedir. Ne var ki, bu amaca yönelik talebin iş güvencesi hükümlerince korunması mümkün değildir. Davacı bu davranışı ile işverence yapılan feshi geçerli hale getirmiştir. Bu nedenle, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, mahkeme kararının 4857 sayılı Kanun’un 20/3. maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen KARARININ BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1,200.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.