YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22778
KARAR NO : 2012/23572
KARAR TARİHİ : 19.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, personel servis aracında davacının, … isimli çalışan ile uygunsuz bir halde görülmesini ilişkin tutanaklara atıfta bulunulduğu, uygunsuz halden kastın dosya arasında bulunan ve el yazısı ile yazılan belgelere göre, arka koltukta öpüşmelerinin iddia edildiği, davacı tanığı …’ın bu iddiayı reddettiği, iş yoğunluğundan dolayı yorgun düşmesi nedeniyle başını davacının omzuna dayamış olduğunu belirttiği, davalı tanığı …’nin davacının kız arkadaşı ile öpüştüğünü görmediğini söylediği, davalı tanığı …’ın davacıyı ve kız arkadaşını her servis kullanımı sırasında öpüşürken gördüğünü söylediği ancak dosya arasına sunulan ve el yazısı ile düzenlenen belgede 27.10.2011 tarihinde bu hususun belirtildiği ancak Ağustos 2011 tarihinden beri iddia ettiği hususu gördüğünü söylediği, aradaki tarihler gözetildiğinde dosya içeriğine adı geçen …’ın istifa dilekçesini düzenlediği, işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olan işverenin belirtilen ve feshe gerekçe gösterilen hususlar değerlendirildiğinde geçerli bir sebebe dayandığını ispat etmiş olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara … açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un m. 25/II-h bendine göre “İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi” halinde iş sözleşmesi işveren tarafından haklı sebeple feshedilebilir. İşçinin davranışının işyerinde olumsuzluklara … açması ve artık söz konusu davranışlar sebebiyle çalışma ilişkisinin devamının katlanılmaz hale gelmesi ve işverenden artık bu ilişkiye devamın beklenemeyeceği durumda, işçinin bu davranışı sözleşmenin haklı sebeple feshine … açmaktadır.
Somut olayda davacının davalıya ait işyerinde uzman yardımcısı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Dosya içeriğindeki tutanaklar, davalı tarafın iddiaları ve tanık anlatımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının personel servis aracında uygunsuz davranışlarda bulunduğu … olup bu davranışlarının haklı sebep ağırlığında olmasa da işyerinde olumsuzluklara … açtığı anlaşılmaktadır. Bu davranışları sonucunda iş ilişkisinin işveren açısından devamının beklenmez bir hal aldığı sabittir. İş sözleşmesinin feshi davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli sebebe dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 126,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 19.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.