YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/827
KARAR NO : 2008/8890
KARAR TARİHİ : 26.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … İle davacı vekili avukat … ‘nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, …,… parseldeki 9.750/434.612 hissesinden 3.250/434.462 hissesinin taşınmazın imar planı kapsamına alınması karşılığı belediyeye bağışlayacağının davalı ile yapılan 2.10.2000 tarihli protokol ile kararlaştırılıp, ayrıca DOP kesintisi de yapıldığını, 2.10.1990 tarihli protokol ve belediye Meclisinin 10.10.1990 tarihli ve 108 sayılı kararı uyarınca “bu taşınmazlarla ilgili imar ıslah planlarına konu protokol uyarınca gerçekleşme şartına bağlı olarak ve şartın gerçekleşmesi durumunda rücu hakkı saklı tutularak” talep olunan hisse miktarlarının 17.10.1990 tarihinde belediyeye devredildiğini, bu hisselerle oluşturulan imar parsellerinin bilahare belediyece 3. kişilere devredildiğini, İmar planlarının iptali için idari yargıya dava açıldığının öğrenilmesi üzerine araştırma sonucunda imar planının iptaline dair mahkeme kararının kesinleştiğini 10.11.2003 tarihinde öğrendiğini, idare Mahkemesinin kararının kesinleşmiş olması nedeniyle bağıştan rücu şartının gerçekleştiğini, taşınmazdaki hisselerin 3. şahıslara satılması nedeniyle 168 ada 4 parsel, 190 ada 3 parsel ve 200 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara karşılık olarak fazlaya dair
2008/827-8890
hakların saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren amme alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Ayrıca davacı 11.5.2007 tarihinde açtığı ve bilahare eldeki dava dosyası ile birleştirilen ek davası ile de saklı tutuğu haklarına ilişkin olarak 294.677,21 YTL’nin tahsili talebinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini dilemiş, ek davaya karşı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile BK’nun 246. maddesi gereğince bağıştan rücu için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddıni dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi sonucu dairemizce onanmış, davalı tarafça karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 2006/12040 esas, 2006/14760 karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez; 1 – Davacının 168 ada 4 parsel ile ilgili talebinin reddine, 2-Birleşen 2007/305 sayılı dosya ile sair taleplerin kabulüne, 190 ada 3 parsel ve 200 ada 8 parsel bedeli olarak toplam 294.677,21 YTL’nin 21.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK’ nun 388/son maddesi gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında kurulan hüküm sonucu ile o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Davacı tarafından 11.5.2007 tarihinde 2007/305 esas numarası ile açılan dava hakkında mahkemece 30.5.2007 tarihinde dosyalar arasında irtibat bulunması nedeniyle … bu dosyanın eldeki 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/782 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve dosya eldeki dava dosyası içersine konulmuştur. Mahkemece, asıl ve birleştirilen her bir dava yönünden HUMK’nun 388. ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, her iki dava dosyası ile talep edilen istek sonuçları toplanıp birleştirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2008/827-8890
2-Bozma şekil ve sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1.bent gereğince temyiz olunan hükmü n temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 550 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.